Paul Lafargue
1842 - 1911
Paul Lafargue (15 Ocak 1842 – 25 Kasım 1911), Küba doğumlu Fransız sosyalist aktivist, yazar ve politika kuramcısıdır. Paris merkezli Marksist hareketin önde gelen figürlerinden biri olarak tanınan Lafargue, Karl Marx’ın kız kardeşi Laura Marx ile evliliği ve çeviri, gazetecilik ile siyasi örgütlenme faaliyetleriyle sosyalist düşüncenin yayılmasında etkili olmuştur. Özellikle iş ve emeğin eleştirisine yönelik söylemleriyle, kapitalist çalışma düzeninin toplumsal etkilerini sorgulayan yazılar kaleme almıştır. Lafargue’in en bilinen çalışmaları arasında “Le Droit à la Paresse” (Tembellik Hakkı) gibi denemeler bulunur; bu eserlerde işin kutsanmasına ve sürekli üretim baskısına karşı eleştirel bir bakış sunar. Fransa’daki işçi partilerinin kuruluşunda ve Marksist yayıncılıkta aktif rol oynamış, dönemin gazete ve dergilerinde makaleler yazmıştır. 25 Kasım 1911’de eşi Laura Marx ile birlikte yaşamına son vermesi, hem kişisel trajedisi hem de dönemin politik atmosferi bağlamında tarihsel bir olay olarak kayda geçmiştir. Lafargue’in fikirleri, özellikle iş, dinlenme ve yaşam kalitesi üzerine tartışmalarda halen referans alınmaktadır.
Sözler (44)
"Çağımız, çalışma yüzyılıdır, diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır."
"Kapitalist uygarlığın egemen olduğu ulusların işçi sınıflarını garip bir çılgınlık sarıp sarmalamıştır."
"Kapitalist cebine attığı parada fark gözetmez; ister gözyaşıyla ıslanmış olsun, ister kan ya da terle."
"Ürettiğimiz tüm mallar, sürümleri kolay olsun ama çok dayanmasın diye, bile bile üstünkörü yapılıyor."
"İşçi sınıfı kendi midesinden kısıarak, aşırı tüketime mahkum burjuvazinin göbeğini ölçüsüzce şişirmiştir."
"Bir iş, bir uğraş değil; işkencedir bu ve bu eziyete maruz bırakılanlar altı ila sekiz yaşlarındaki çocuklardır."
"Kapitalist toplumda çalışma, her türlü zihinsel yozlaşmanın ve her türlü bedensel bozulmanın sebebidir."
"Dünya, bu yaşlı dünya, mutluluk gözyaşlarıyla titreyecek ve içinde yeni bir evren oluştuğunu hissedecektir."
"Bu meslekte, insanın bedeni hızla çöker, saçları ve dişleri dökülür, gövdesi çarpılır, göbeği şişer, soluğu kesilir."
"Hristiyan ahlakının berbat bir taklidi olan kapitalist ahlak, işçinin tensel zevklerini aforoz ederek cezalandırıyor."
"Günde üç saatten çok çalışmamaya kendini zorlamalı, günün ve gecenin geri kalan saatlerinde tembellik etmeli."
"Bu çılgınlık, iki yüzyıldan beri, acılı insanlığı inim inim inleten bireysel ve toplumsal yoksunluklara yol açmaktadır."
"Rahipler, din adamları, iktisatçılar ve ahlakçılar bu akıl sapıncına karış çıkacak yerde, çalışmayı kutsallaştırmışlardır!"
"Çalışabilecek olanlar yalnızca kölelerdi, özgür insan ise sadece bedensel etkinliklerden ve zihinsel oyunlardan anlardı."
"Yoksullara zengin olmaktan başka hiçbir amacı olmayan iş verenler, insanlığın velinimeti sayılıp hayırsever kabul ediliyor."
"Ve ayakta duracak halleri bile kalmamış bu zavallılar, eve ekmek götürebildikleri devrin yarı fiyatına on iki saatlik, on dört saatlik emeklerini satıyorlar."
"Kör, sapkın, cani çalışma tutkusu, özgürleştirici makineyi, özgür insanları köleleştiren bir araca dönüştürüyor. Makinelerin üreticiliği onları yoksullaştırıyor."
"Nerede o balıketli, sürekli dolaşan, sürekli yemek pişiren, sürekli şarkı söyleyen, neşe saçan, hayatın keyfine varan, acısız doğumlar yapan, sağlıklı ve gürbüz çocuklar doğuran kadınlar?"