R. D. Laing

R. D. Laing

1927 - 1989

R. D. Laing (tam adı Ronald David Laing), 7 Ekim 1927’de Glasgow’da doğmuş, 20. yüzyılın en tartışmalı ve etkili psikiyatrlarından biridir. Tıp eğitimini İskoçya’da tamamladıktan sonra psikiyatri alanında çalışmaya başladı ve özellikle bireyin deneyimini, şizofreni ve psikotik süreçleri anlamada içsel yaşantının önemini vurgulayan yaklaşımlarıyla tanındı. 1960 tarihli The Divided Self adlı eseri, bireysel kimlik, yabancılaşma ve akıl hastalığının deneyimsel boyutu üzerine geniş yankı uyandırdı. Laing, geleneksel tıbbi modelin ötesinde aile ilişkileri, toplumsal bağlam ve varoluşsal koşulların akıl sağlığı üzerindeki etkilerini işledi; Sanity, Madness and the Family (Aaron Esterson ile) ve The Politics of Experience gibi çalışmaları hem akademide hem de halk arasında yoğun tartışmalara yol açtı. 1960’ların karşıkültürü içinde geniş kitlelerce benimsendi; aynı zamanda yöntemleri ve sonuçları nedeniyle geleneksel psikiyatri çevrelerinden güçlü eleştiriler aldı. Laing’in çalışmaları, psikoterapötik pratikler ve toplumla akıl hastalığı arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye sevk ederek modern psikiyatri düşüncesi üzerinde kalıcı bir etki bıraktı.

Sözler (15)

"Delilik, akıl sağlığı bozuk bir dünyaya ayak uydurabilmek için yapılmış akılcı bir hamledir."

"İstisnasız şizofreni dediğimiz yaşantı yaşanamaz bir durumda yaşamak için icat edilmiş özel bir stratejidir."

"Şizofrenik kişiler yok, şizofrenik iletişim modelleri var."

"Mistiklerle Şizofrenler kendilerini aynı okyanusta bulurlar ama mistikler yüzerken şizofrenler batar."

Din

"Şizofreni çaresizlik anlaşılmadan anlaşılamaz."

"Biz onu varoluş tablosundan bir sürgün olarak biliriz. Düştüğü boşluktan bize haber veren bir yabancı."

"Oyun oynuyorlar, oynamıyor gibi oynuyorlar, oyunlarını oynamam gerek yoksa aralarına almazlar beni oyunu oynamalıyım, oyun oynandığını fark etmeden."

"Şizofreni diye bir durum yoktur fakat etiket toplum bir gerçekliktir ve toplumsal gerçek politik bir olaydır."

"Halihazırda yaşama biçimi olan yabancılaşma insanın insana uyguladığı insafsız bir şiddetle gerçekleşmektedir."

"Delilik her zaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil. Bir büyük atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını ta…"

"Şimdi şizofreni kelimesinin köken olarak ilk anlamını verebiliriz; kalbi kırık."

"Çok azımız onun kaybolduğu bölgeyi çok azımız ona nasıl ulaşacağımızı biliriz, iç dünyaları kayalıklara oturmuş nice Şair yazar ve insan... Ne bir ses ne bir hatıra ne bir yüz... Belki enkazın parçala…"

"Biz karanlık bir çağda yaşıyoruz. Dışarıdaki karanlık bir günahkarlık halidir. İçteki nurdan uzaklaşma... Seküler psikoterapist şaşıya yol gösteren kör rolündedir."

"Belki de erkekler ve kadınlar birbirlerini adına aşk dediğimiz gülünçlükle değil sadelikle ve samimiyetle sevmek için doğmuşlardı."

"Kimse soğuk algınlığı sahibi olur gibi şizofreni sahibi olmaz."