Sabahattin Ali

Sabahattin Ali

1907 - 1948

Sabahattin Ali (25 Şubat 1907 – 2 Nisan 1948), Türkiye edebiyatının önde gelen roman, hikâye ve şiir yazarlarındandır. Eğridere'de (o dönemde Osmanlı topraklarında, günümüzde Bulgaristan sınırları yakınlarında) doğan Ali, özellikle toplumcu gerçekçilik, bireyin iç dünyası ve aşk temalarını işleyen eserleriyle tanınır. Romanları Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) ile kısa hikâye ve şiirlerinde, Anadolu insanının yaşadığı zorlukları, bireysel yalnızlıkları ve dönemin siyasi baskılarını güçlü bir dille aktarmıştır. Yazın yaşamı boyunca gazetecilik ve çeviri de yapmış; düşüncelerini dergiler ve matbuatta da savunmuştur. Hayatı boyunca siyasi baskı ve sansürle karşılaşan Sabahattin Ali, 1948'de karanlık koşullar altında öldürülmüştür; ölümü ve sorumlularıyla ilgili tartışmalar uzun süre devam etmiştir. Ölümünden sonra eserleri giderek daha geniş okuyucu kitlelerine ulaşmış; özellikle Kürk Mantolu Madonna, 21. yüzyılda yeniden büyük ilgi görmüş ve birçok dile çevrilmiştir. Ali’nin toplumsal duyarlılığı, dil ustalığı ve karakter analizindeki derinlik, onu modern Türk edebiyatının kalıcı ve etkili bir figürü yapmıştır; eserleri halen akademik çalışmalarda ve okur tarafından yoğun biçimde okunmaktadır.

Sözler (16)

"Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti yorgunluk verecek kadar doyuruyordu."

"Yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hâkim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak."

"İçimde öyle bir şeytan var ki bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor; onun elinden kurtulmaya çalışmak boş. Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız; senin dünyaya hak…"

"Mini mini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor; buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yür…"

"Kuvvetli olmak her şeyin fevkindedir. Kuvvet her hareketi mazur gösterebilir. Acizlere acımak ise sersemliktir."

"İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir."

"İçimizde şeytan yok; içimizde aciz var, tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey; hakikatleri görmekten kaçınma itiyadı var."

"İnsanlar, ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar; dibinde ejderha olanı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, dibinde ne olduğu bilinmeyen bir kuyuya inmek ces…"

"Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazan hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz…"

"Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz?"

"Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim. İkinci defa oynayamam..."

"Dünyada bana hiçbir şey, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir."

"Kız arkadaşlarım benimle ahbaplık etmeyi ve fikirlerimi kabul etmeyi zevklerine ve rahatlarına aykırı buldular. Hoş tutulan bir oyuncak olmak onlara insan olmaktan daha kolay ve cazip geliyordu."

"Kendimi bildim bileli, bütün günlerimi, haberim olmadan ve nefsime itiraf etmeden, bir insanı aramakla geçirmiş ve bu yüzden bütün diğer insanlardan kaçmıştım."

"İnsanları kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve selahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır?"

"İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor."