Sagopa Kajmer
1978 - günümüz
Sagopa Kajmer, gerçek adıyla Yunus Özyavuz (d. 17 Ağustos 1978, Samsun), Türkiye’nin en tanınmış rap sanatçılarından, söz yazarı ve yapımcılarından biridir. Sahne adıyla anılan sanatçı, 1990’ların sonlarından itibaren Türk hip hop sahnesinde kendine özgü melankolik ve düşünsel yaklaşımıyla öne çıkmıştır. Derin, tematik açıdan yoğun sözleri ve atmosferik prodüksiyonlarıyla geniş bir dinleyici kitlesi kazanmış, yerel hip hop kültürünün önemli figürlerinden biri haline gelmiştir. Kariyeri boyunca solo çalışmalara, ortak projelere ve prodüksiyonlara imza atan Sagopa Kajmer, hem söz yazarı hem de prodüktör kimliğiyle tanınır. Şarkı sözlerinde felsefi, içsel sorgulayıcı ve bazen karanlık temalara sıkça yer veren sanatçı, farklı kuşaklardan rap dinleyicileri üzerinde belirgin bir etki yaratmıştır. Bağımsız müzik üretimi ve yayıncılığı alanında da aktif olmuş, Türkçe rapin profesyonelleşmesine katkıda bulunmuştur. Günümüzde de müzik üretmeye ve sahne almaya devam eden Sagopa Kajmer, Türkiye’de hip hop kültürünün kurumsallaşması ve yaygınlaşmasında etkili isimlerden biri olarak anılmaktadır. Sanatçının çalışmaları, genç rapçilere ilham kaynağı olmaya ve türün yerel çeşitlenmesine katkıda bulunmaya devam etmektedir.
Sözler (111)
"Olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar."
"Derdim kadar olsaydı kuvvetim, benimle baş edemezdi kasvetim."
"Elbiselerin kibir kokulu, kalbinin içi fesat dolu... Fikir - zikir aynı ânda bitirir okulu. Fark edilmez sandığın komik iblis oyunu, ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu!.."
"Dil ateştir, biraz suyla söndürülmesi mümkündür. Tırnaklarını aşındıran, çözemediğin bu kör düğümdür. Üzgünümdür hayli vesselâm. Vuslatım gelmez mihman. Beklerim... Gurbetteyim ne edeyim?"
"Yarışlarım varışlara, demek bu rap varoşlara; küfür eşittir hür kültür, tenhâlarda dönüşür haykırışlara..."
"Çok sîmâ tanıdım, îmâ aldım, yüzleri aklıma kazıdım. Adı anıldığında "İşte dostum" dedim, adım anıldığında "Tanımam" dedi. Taktı maskesini, yüzünü çevirdi ve sildi kalıcı tüm izleri, geri getiremediği…"
"Biz varımızı ortaya koysak, yokumuzdan utanırız."
"Duymak fayda etmez sağıra zâten."
"Belki de günahlarını yıkayacak akıttığın damla yaşlar; ya da yağmur olup üzerine yağacak haramlar."
"Ne kadar güler ise düşman, o kadar ağlatır seni."
"Aşk şarabımı alkol sanar, kınarlar beni. De ki öyleyse Sago başı dönmüş ayyaşın teki."
"Canımı yolda buldum, tuttum kolundan evine soktum."
"Dişlerimden gardiyanlar, hislerimden çağlayanlar, kirlerimden bataklıklar, kemiklerimden korkuluklar, parmaklarımdan sivri bıçaklar yaratıp savundum kalemi. Sırrı açmak cinâyetti, bir kilo altın sükûn…"
"Yarın bir kapıdır ve sen uykudan o kapıdan geçmek için uyanırsın."
"Benim sermayem çift el artı çift göz... Karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz."
"Terk-i diyâr eylesem olmaz, kalsam her şey sabrımı zorlar; ne yapacağımı bilemedim... Hadi diyelim her şeyden caysam, varlık benden caymaz haspam, ne yapmalıyım bilemedim."
"Ah bedava sirke, sen mi baldan tatlısın?"
"Gücümün yettiğince, öcümün ağırlığınca, sözümün kuvvetince çabalarım. Gidilebilecek en uzun yollara kendimi hazırlarım. Bu mecâzlardan geçip en hakikiye gidelim, Cemâli Bâ-Kemâle seyredelim."
"Zorla güldü âmâlar, ağlamak mı ayıp?"
"İnsan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu. Lâkin kiminin sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu."