Samuel Huntington

Samuel Huntington

1927 - 2008

Samuel P. Huntington (1927–2008), modern siyaset biliminin etkili figürlerinden biri olan Amerikalı bir akademisyen, yazar ve düşünür olarak bilinir. Harvard Üniversitesi'nde uzun yıllar öğretim üyesi olarak görev yapan Huntington, özellikle siyasal düzen, modernleşme, sivil-asker ilişkileri ve medeniyetler çatışması üzerine orijinal ve tartışmalı katkılar yapmıştır. 1968 tarihli Political Order in Changing Societies başlıklı çalışması, geleneksel modernleşme tezlerine eleştirel bir bakış getirerek kurumların güçlenmesinin siyasal istikrar için önemini vurgulamıştır. 1993 tarihli makalesi ve 1996'daki The Clash of Civilizations and the Remaking of World Order adlı kitabı ile Huntington, Soğuk Savaş sonrası uluslararası politikayı medeniyetler ekseninde okumayı önererek geniş yankı uyandırdı; bu yaklaşım hem destek hem de yoğun eleştiri topladı. Eserleri, küresel siyaset tartışmalarında kavramsal bir çerçeve sunarken etnik ve din temelli ayrımları vurguladığı için akademik ve siyasal çevrelerde tartışma konusu oldu. Huntington'ın çalışmaları, çağdaş uluslararası ilişkiler ve karşılaştırmalı siyaset literatüründe kalıcı bir etki bırakmış; söylemleri hem politika yapıcılar hem de akademisyenler tarafından uzun süre tartışılmıştır.

Sözler (49)

"İmparatorluklar yükselir ve yıkılır, hükümetler gelir ve gider, medeniyetler ise kalır ve siyasi, toplumsal, ekonomik, hatta ideolojik çalkantılardan sağ çıkar."

"Her medeniyet kendini dünyanın merkezi olarak görür ve tarihini, insanlık tarihinin asıl dramasıymış gibi yazar."

"Batı medeniyetinin özü Magna Carta'dır."

"Tarihsel olarak Batı genellikle birkaç çekirdek devlete sahip olmuştur ve şimdi iki çekirdeği vardır; ABD ve Avrupa'da Franko-Alman çekirdek devleti ile bunlar arasında kalmış ek bir güç merkezi olara…"

"Avrupa, Batı Hristiyanlığının bittiği ve İslam ile Ortodoksluğun başladığı yerde biter."

"Osmanlı İmparatorluğu'nun sona ermesiyle İslam bir çekirdek devletten yoksun kaldı."

"Eğer demografi kaderse, nüfus hareketleri tarihin itici gücüdür."

"1920 yılında yalnızca dört Müslüman ülke -Türkiye, Suudi Arabistan, İran ve Afganistan- Müslüman olmayan bir ülkenin hakimiyeti karşısında bağımsız kaldı."

"Yugoslav savaşları ayrıca Ortodoks dünyasının neredeyse oybirliğiyle Sırbistan'a arka çıkmak için birleşmesini sağladı."