Şamil Basayev
1965 - 2006
Şamil Basayev (14 Ocak 1965 – 10 Temmuz 2006), Çeçen milliyetçisi ve ayrılıkçı hareketin önde gelen askeri liderlerinden biridir. 1990’ların başından itibaren Sovyet sonrası Kuzey Kafkasya’daki siyasal dönüşümlerde aktif rol aldı; Birinci ve İkinci Çeçen savaşları sırasında hem gerilla komutanı hem de siyasi figür olarak öne çıktı. Basayev, taktiksel hücumlar, kaçırmalar ve rehin alma eylemleriyle bilinen bir saha komutanıydı ve Budyonnovsk (1995) rehine krizi gibi olaylarda merkezi bir rol oynadı. Basayev’in eylemleri, Rusya ve bazı diğer devletler tarafından terörist olarak tanımlanmasına yol açtı; 2004 Beslan okul baskını gibi yüksek can kayıplı saldırılarla ilişkilendirilmesi uluslararası alanda geniş tepki çekti. Kendisinin ve bağlı gruplarının sorumluluğu tartışmalı vakalar ve propaganda çarpışmalarıyla çevrili olsa da, Basayev’in Çeçen direniş hareketindeki etkisi ve imajı belirgindi. 10 Temmuz 2006’da İnguşetya’da bir patlamada öldüğü bildirildi; ölümü, bölgedeki çatışma dinamikleri üzerinde önemli sonuçlar doğurdu ve Basayev hem destekçileri hem de muhalifleri için sembolik bir figür olarak kaldı.
Sözler (15)
"Bizden durmamızı isteyen dünyaya gülüyor ve diyoruz ki: Bu güne kadar bizim için, sizi dinlememizi gerektirecek ne yaptınız?"
"Bizler ayrılıkçı değiliz. Ayrılıkçı; bir kimseden ayrılmaya çalışan kimsedir. Biz kimseden ayrılmadık, çünkü; kimsenin parçası da değildik!"
"Vazgeçmek; Benim için bir seçenek değil. Çünkü ben bir Çeçenim ve Çeçenler asla pes etmez!"
"Bir dava, uğrunda ölünecek kadar değerli değil ise, uğrunda yaşanacak kadar da değerli değildir!"
"Bacısı bir kafir tarafından tecavüze uğramamış, evladı kafir tarafından gırtlağı kesilmemiş bir kişi Cihad'ı anlamaz hayatı çiçek böğek dağıtmakla geçer."
"Putin çok hasta ve cahil bir insandır. Öyle olmasa, eski Fars atasözünü dinlerdi: "Şah delirdiğinde, Kafkasya'ya savaşmaya gider!""
"Bizim kendi problemlerimiz ne kadar çok olursa olsun, tüm Müslümanların tek amacı Kudüs'ün kurtarılmasıdır. Bundan dolayı Çeçenistan'daki savaş bizi Kudüs'ün sorumluluğundan uzaklaştırmıyor."
"Eğer Allah'ın çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titretmediyse benim, yani Rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan Şamil'in onlardan bir yanıt beklemesi yanlış olur."
"Ne zaman öleceğimiz önemli değildir. Önemli olan nasıl öleceğimizdir, bize düşen şerefimizle ölmektir."
"Şehadete güle güle giden insanlara karşı ölüm;ancak bir su tabancasına kadar tehdit unsuru olabilir."