Tacitus

Tacitus

56 - 120

Publius Cornelius Tacitus (yak. M.S. 56–yak. 120), Roma İmparatorluğu’nun ilk yüzyıllarında yaşamış önemli bir tarihçi, senatör ve devlet adamıdır. Kökenleri ve gençlik yılları hakkında bilgiler sınırlı olmakla birlikte, imparatorluk sarayı ve senato çevrelerinde yükselerek M.S. 97 yılında suffect konsül olarak görev yapmış; sonraki yıllarda da yüksek idari görevler üstlenmiştir. Tacitus’un hayatı, Roma siyaseti ve imparatorların yönetim tarzlarına ilişkin doğrudan tanıklıklar ve çağdaş kaynakların kesişmesiyle belgelenir; döneminin önemli aktörleriyle ilişki içinde bulunması eserlerine hem bilgi hem de eleştirel bir perspektif kazandırmıştır. Tacitus, özellikle Annales ve Historiae adlı eserleriyle tanınır; bunlar Roma’nın ilk imparatorluk dönemine dair politik olayları, imparatorların yönetimlerini ve senatonun rolünü kapsamlı ve eleştirel bir dille işler. Agricola adlı yapıtında hem kayınpederi Gnaeus Julius Agricola’nın yaşamını hem de Britanya fatihliğinin değerlendirmesini sunar; Germania adlı incelemesinde ise Germen kabilelerinin adetleri ve Roma’nın sınır politikalarına dair etnografik gözlemler bulunur. Üslubu özlü, ironik ve analitik olan Tacitus, güç, ahlak ve yönetim temalarını vurgulayarak hem antik hem de modern tarih yazımı üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

Sözler (28)

"İnsan kafası öyledir ki, kendisine karanlık gelene daha kolay inanır."

"Çok kere iyi insanlar bile kendilerini şöhret merakından kurtaramazlar."

"Kuvvetli ve barış tanımayan komşular arasında barış, tehlikeli bir hayaldir."

"Başarıyı herkes kendinden bildiği halde, yenilmenin suçu yalnız komutanın sırtına yükletilir."

"Şan ve şeref arzusu en iyi bir insanı bile herhangi bir tutkudan daha fazla bir süre düşüncelerinden ayıramaz."

"Kanunların sayısı ne kadar fazla ise yolsuzluk o kadar fazla olur."

"İnsanlar iyilikten çok yaralara karşılık verirler. Çünkü minnettarlık yüktür, intikam ise zevktir."

"Savaşın çeşitli cilveleri arasında en şaşılacak olanı şudur: Başarıyı herkes kendinden bildiği halde, yenilmenin suçu yalnız komutanın sırtına yükletilir."