Edebiyat
Dünya klasiklerinden ve usta yazarların kaleminden dökülen edebi değeri yüksek, büyüleyici alıntılar
1191 söz bulundu
"İlk şaşırmak ilk adımda başladı diyorum. Daire-i hususiye bu mu idi?"
"Her çocuk şimdi sonsuz bir şiirdir bizde."
"Yetmiyor yüreğim; yetmiyor gökyüzünü lekeleyen bir bulut olmaya; yetmiyor yüreğim; yetmiyor bir çiçeği anılarda bile soldurmaya. Ey çelişkiler yumağı, artık yolun açık, mutluluğun yakın ola."
"Bir elimizde kitap diğerinde yıldızlar, Durmadan ateş yakıyoruz karanlıklarda, Bazen aydınlanıyor gecelerimiz, Bazen yangın çıkıyor uykularımızda, Gerisini ne sen sor ne ben söyleyeyim."
"Bir yanımız büyük bir ülkeydi kimsesiz, Bir yanımız yine bize düşmandı, Oysa yalnızdık dünyanın orta yerinde, Yitip giden pembe çocukluğumuz Yine zamansız büyümüş bir kandı."
"Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız, ellerimiz; taşın ve toprağın elleri. Yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık, törenlerle dikilirdik burçlarınıza."
"Artık ne yırtılmış bir resim Ne kırılmış bir çerçeve, Çekip giden bir yolcuyu, Bir daha döndüremez geriye, Her şiir bir dünyadır çünkü, Kaybolursun kaybettikçe Ağlayamazsın."
"Hiç böyle gördünüz mü coşkuları böyle durgun, böyle içten içe fırtınalar kopartan. Hiç böyle duydunuz mu haykırmayı böyle suskun, böyle sessizlik içinde deprem yaratan."
"Kapkara bir çığlıktı her umut, Ağlamakla gülmek arasında yaşanan, Çiğnenip yutulan mektuplar kimeydi, Demir kapılara yazılan şiirler Ve telörgülere çizilen resimler kime."
"Dikkat et kirpiklerindeki yorgunluğa, ağlamak üzere dolmuş bir zamandayız. Okunacaksa doğru dürüst okunsun kitaplar, hatalar dönüşmesin acılara."
"Ah benim coşkulu çocukluğum, bir özlemi dindirebilmek uğruna şiir pınarımı susuz koyduğum; nasıl diner şimdi susuzluğum, uykusuzluğum nasıl."
"Kapanmayan yaralar. Parçalanmış kayalar gibi gece, tutsak ve güzel düşlerden uzak, hangi kapıyı çalsak bu saatte, kanayan bir yara çıkar karşımıza."
"Sular böyle sararmamıştı hiç, Böyle zamansız, Böyle güneşten uzak, Ne gün batıyor oysa, Ne şafak söküyor ufuklarda, Sanki bütün renkler tutsak."
"Öyle uzak öyle uzak ki sabahlar, Ne hayalden geliyor sesi, Ne düşten, Bir demet çaresizlik olmuş her sabah, İntihar karşılığı toplanıyor güneşten."
"Boşuna değil bu telaşlı sessizlik, Bu gök çatlaması gece vakti, Ve haykırışlarımız, Biliyorum yine sizlerden uzak, Yine yaralı bir kuştur kimliğimiz."
"Ey gözleri şiir yazan çocuklar, Dünya nasıl da yenik ve yaralı, Yorgun düşmüş avuçlarınızda, Bir tek Sizin gülüşünüz var onu güldürecek."
"Karanfil kokuyor cigaram, Bir karanfil var mektubunda, Bir de menekşe tarlası şiir, Söyler misin, Zindanda çiçekler nasıl yetişir."
"Yaşım çocuk başım çocuk iki yanımda iki insan iki silah, Anam arkamda bir göz yaşı seli Arkamda dağlar yıkan bir ah."
"Bu yaralı öfke günlerinde selam olsun acılar içinde gülene. Kurda kuşça söyleyip, çiçeğe kelebekçe konmayı bilene."
"Bu karanlık günler içinde, Susmayı bir türlü bilemiyoruz, Çalıp kapıları birer birer, Bir fincan aydınlık istiyoruz."