Osman bin Affan

Osman bin Affan

Osman bin Affan (Arapça: ʿUthmān ibn ʿAffān), Mekke kökenli bir tüccar ve Emevî soyundan gelen önemli bir sahabedir. M.Ö. 6. yüzyılın sonlarına yakın bir tarihte doğduğu kabul edilen Osman, Hz. Muhammed’in yakın çevresinden olup İslam’a erken dönemlerde katılmıştır. İki Peygamber kızıyla evlenmesi sebebiyle “Zün-Nurayn” (İki nur sahibi) lakabıyla anılmıştır; ticari geçmişi ve nüfuzu sayesinde İslam topluluğunda hem ekonomik hem de sosyal açıdan etkili bir konum edinmiştir. Halifeliği 644-656 yılları arasına tekabül eden Osman, Hz. Ömer’in ölümünü takiben üçüncü halife olarak seçilmiştir. Görev süresinde fetihler devam etmiş, idarî teşkilatlanma ve yönetim uygulamalarında değişiklikler yapılmıştır; en kalıcı katkılarından biri, Kur’an mushaflarının farklı lehçe ve okunuşlardaki varyantlarını azaltmak amacıyla bir nüsha derlenmesini ve çoğaltılmasını teşvik etmesidir. Ancak yönetimi zamanla iç muhalefet ve yönetim tarzına dair eleştirilerle karşılaşmış, 656 yılında Medine’de bir isyan sonucunda şehit edilmiştir. Osman’ın mirası, İslam toplumunun metinsel birliğinin sağlanmasındaki rolü ve halifeliğinin hem takdir edilen hem de tartışmalı yönleriyle tarihsel olarak değerlendirilmeye devam etmektedir.

Sözler (15)

"Gözü haramdan korumak en güzel şehvet perdesidir."

"Güzel edep ve şüpheden sakınma o kadar güzeldir ki, bunların bir üçüncüsü yoktur."

"Zamanı kıyaslamayan, kaderleri tanıyamaz; gelecek günlerin neler vadettiğini de bilemez."

"Ben terazi değilim ki yanılma ve hatadan uzak olayım."

"Bir zorlukla karşılaştığında sabret. Çünkü hiçbir güçlük yoktur ki arkasından kolaylık gelmesin."

"Biliniz ki Allah kiminle beraberse o hiçbir şeyden korkmaz. Allah kime gazap etmişse onun affının isteyeceği başka kimse yoktur."

Din

"Cenâb-ı Hakk dünyayı nasıl yokluğa mahkûm ettiyse, siz de onu bir tarafa atın."

Din

"Cennet mutluluğunu bilerek istirahat edene ve Allah'ı bildiği halde başkasını zikredene hayret ederim."

Din

"Geçmişten ibret alın da hayra çalışın."

"İyilere dost ol, kötülerden emin olursun."

"Kişi nefsini ihmal etse de, fakirlik canına tak dese de, gönül tokluğu onu başkalarına muhtaç olmaktan vareste kılar kendisini de güzelleştirir"

"Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir."

"Ölüme, kudretinizin yettiği en hayırlı amellerle hazırlanın."

"Öldükten sonra dirilecek insanların hesaba çekileceğini bildiği halde mal biriktirene, cehennemdeki ıstırabı bilerek günah işleyene hayret ederim."

Din

"Ya bela ve musibetlere sabredersin yahut nedamet edersin."

Din