André Gide
1869 - 1951
André Gide (1869–1951), 20. yüzyıl Fransız edebiyatının önde gelen yazar, eleştirmen ve deneme ustalarındandır. 22 Kasım 1869'da Paris'te doğan Gide, burjuva bir Protestan ailede yetişmiş; hukuk eğitimi almış olmasına karşın yaşamını yazıya adadı. Eserlerinde bireysel özgürlük, ahlaki sorgulamalar, samimiyet ve cinsellik gibi temaları sorgulayan Gide, erken dönem yapıtlarından L'Immoraliste (Ahlâksız) ve La Porte étroite (Dar Kapı) ile dikkat çekti; modern roman tekniğini deneyimleyen ve çok katmanlı kurguya yönelen başyapıtı Les Faux-monnayeurs (Sahtekarlar) 1925'te yayımlandı. Gide, aynı zamanda kapsamlı günlük ve anı yazarlığı ile de bilinir; seyahatleri özellikle Afrika deneyimleri aracılığıyla sömürgecilik, ahlak ve siyasete ilişkin eleştirel bakışlarını şekillendirdi. 1947'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülerek uluslararası tanınırlığını pekiştirdi. Edebi mirası, modernizm içinde bireyin iç dünyasını ve etik çelişkileri cesurca açığa çıkarmasıyla sürmekte; otobiyografik yaklaşımı, cinsel kimlik ve yaratıcı dürüstlük üzerine sonraki kuşaklar için önemli bir referans olmuştur.
Sözler (21)
"Aptal görünmeye çalışmak en büyük akıllılıktır."
"Arkadaş, insanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı. Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini."
"Arzular! Hiç mi yorulmayacaksınız?"
"Ağlamak isterdim ama, yüreğim bir çölden daha çoraktı."
"Başka birinin sizin kadar iyi yapabileceği bir şeyi bırakın o yapsın, siz yapmayın."
"Bir kadınla tartışılmaya başlandı mı kaybedilir."
"Bir soruyu kaçırırsanız, cevabı bulduğunuz anlamına gelmez."
"Bilge kişi, her şeye şaşan kişidir."
"Çok yapılan tenkit ve çıkışlar şiddetini kaybeder. Tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıl taşının, pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi."
"Dünyanın en iyi eğitimi bile kötü içgüdüleri yenemiyordu."
"En güzel çiçek, en tez solandır."
"Gerçeği arayanlara inanın. Bulduklarını iddia edenlerden çekinin."
"Güzel geleceği bekleyerek görkemli gençliklerimizi eskitiyorduk, işte burada hata yapıyorduk."
"Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır."
"Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur; her çiçek kendi meyvası uğrunda solmak zorundadır; meyva da düşmedikçe, ölmedikçe, yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile…"