Sırrı Süreyya Önder

Sırrı Süreyya Önder

1962 - 2025

Sırrı Süreyya Önder, Türkiye’de edebiyat, sinema ve siyaset alanlarında tanınmış çok yönlü bir entelektüel ve aktiftir. Şairlik ve yazarlık geçmişi, onun toplumsal duyarlılığını ve eleştirel bakışını besleyerek sinema ve sahne çalışmalarına taşımıştır; oyunculuk ve film yönetmenliği deneyimleriyle sanatsal üretimini genişletmiştir. Edebi dili ve kamusal söylemi, özellikle insan hakları, demokratikleşme ve toplumsal adalet konularında dikkat çekmiştir. Siyasal alandaki görünürlüğü, toplumsal hareketlerle olan yakın ilişkisi ve parlamentoda yürüttüğü görevlerle pekişmiştir. Kamusal alanda yaptığı konuşmalar, yazıları ve sanatsal çıktıları aracılığıyla geniş bir takipçi kitlesi edinmiş, toplumsal meselelerin gündeme gelmesinde etkili olmuştur. Hem kültürel alandaki çalışmaları hem de siyaset sahnesindeki tecrübesi, onu modern Türkiye’nin tartışmalı ve etkili figürlerinden biri haline getirmiştir. Çok yönlü kariyeri ve toplumsal angajmanı, akademik, medya ve sivil toplum çevrelerinde sıkça değerlendirilir ve tartışılır.

Sözler (22)

"Bir insanın hayatını kırabilecek en önemli şey, muazzam bir haksızlığa uğramışlık duygusudur."

"Ben hiçbir zaman "Biz darbenin, 12 Eylül'ün mağduruyuz" söylemine ısınamadım. Biz 12 Eylül'ün hasmıyız. Biz onunla mücadele ettik, ona itiraz ettik, savaştık ama yenildik."

"Bu ülke insanı kendi mutluluğu için bugüne kadar aslında hiçbir şey yapmamış. Yani, bu ülke ne kadar daha güzel ülke olabilir?"

"Zengin olmak gönül biriktirmektir, yıkmakla sadece fakirleşirsiniz."

"Bu topraklarda yıllarca Kürt'ün ne dirisi ne de ölüsü rahat huzur yüzü görmedi."

"İdam cezası, 'intikam' üzerine inşa edildiği için hukuki değildir. İdam cezası, telafisi ve geriye dönüşü imkânsız sonuçlar doğurabileceği için insani değildir."

"Bugün çözüm için , bir aydın, bir öncü olarak kabul edilebilir. Çok geç değil."

"Askerliğin zorunlu olduğu yerde şehitlikten bahsedilemez. Vicdani retçiliğin hak olarak tanınmadığı bir yerde şehadet olmaz."

"Bu ülkede bir Kürt, Cumhurbaşkanı olabilir. Doğrudur. Başbakan olabilir; oldu da zaten. Bu ülkede bir Kürt'ün olamayacağı tek bir şey var: Kürt, Kürt olamıyor! Yani Kürt olmadığınız zaman bu memlekett…"

"Ben Kürt değilim. Bu mesele (Kürt Sorunu) çözüle kadar Kürt'üm. Kendimi öyle tarif ediyorum."

"Sanat bir meseleyi görünür kılar, siyaset çözer."

"Kamusal gücü elinde bulundurana yönelir, muhalif olan."

"İnsan olmakla kazandıkları hakları bu halk kullanamıyor."

"Bugün Kürtlerin dertleriyle uğraşmayana sosyalist denmez."

"Kemalizm bir dar görüşlülük olarak yıllarca düşman icat etmeden bu ülkeyi yönetemeyeceğini, bir yönetme ve sorun çözme kabiliyetinin olmadığını gösterdi. Bu dar görüşlülük şimdi başka bir dar görüşlül…"

"Dünyadaki her yurttaşla, her yoksulla, her mazlumla bir aidiet ilişkisi kurabilecek kadar kendimi yonttum."

"Kürt meselesi bu ülkede salt Kürt meselesi değildir. İçinde, bütün bu ülkedeki sömürüyü, tarihi sömürüyü, tarihi zulmü, ceberrut devleti, tekçi anlayışı, ötekileştirici yaklaşımı, gayrieşitlikçi zihni…"

"Cumhuriyet, kurulduğu günden beri bu ülkede farklı her sese tahammülsüz bir yapılanmadır."

"Cumhuriyet, ilan edildiği günün şartlarıyla, zorunluluklar ve imkanların buluştuğu noktanın adıdır."

"Cumhuriyetperver olmak bir erdem değil, bence bir tembelliktir çünkü "biz" kavramının içini kelepçeyle sıkmış, sıkmış son kertesine kadar."