Johann Gottfried Herder

Johann Gottfried Herder

1744 - 1803

Johann Gottfried Herder (1744-08-25 – 1803-12-18), Alman filozof, ilahiyatçı, edebiyat eleştirmeni ve şair olarak 18. yüzyılın sonlarında Aydınlanma düşüncesi ile Romantizm arasındaki köprüde belirleyici bir rol oynamıştır. Mohrungen, Prusya’da doğmuş; Jena, Weimar ve Riga gibi merkezlerde eğitim görmüş ve Weimar’da Goethe ile yakın ilişkiler kurmuştur. Düşünceleri çağdaşlarına göre daha tarihsel ve kültürel bağlama dayalı bir insan anlayışını savunmuş, dilin ve halk kültürünün birey ve toplum oluşumundaki belirleyiciliğini vurgulamıştır. Herder, "Volksgeist" (halkın ruhu) kavramı etrafında gelişen kültürel görecelik ve tarih felsefesi fikirleriyle tanınır; ayrıca dil felsefesi, estetik, folkor çalışmaları ve karşılaştırmalı edebiyat alanlarına önemli katkılar yapmıştır. ‘‘Ideen zur Philosophie der Geschichte der Menschheit’’ (İnsanlığın Tarih Felsefesi Üzerine Düşünceler) gibi eserlerinde insanlık tarihinin gelişimini kültürel ve coğrafi koşullarla açıklamaya çalışmış; dilin düşünceyi şekillendirdiğini savunmuştur. Herder’in çalışmaları, modern milliyetçilik, kültürel antropoloji ve karşılaştırmalı edebiyat kuramları üzerinde uzun vadeli etki bırakmış; Alman entelektüel geleneğinin biçimlenmesinde merkezi bir figür olarak anılmaya devam etmektedir.

Sözler (20)

"Şiirin özü kuvvettir."

"Tutkularına ve sabırsızlığına hükmeden cesurdur."

"En derin sevginin kökleri, şefkatle sevilmedikçe hafızada ölür."

"Doğada hiçbir şey hareketsiz durmaz; her şey çabalar ve ilerler."

"Narin bir meyvenin özlemi, meyvenin kendisinden daha hoştur."

"Nekadar yükselirsen yüksel, ahlak ve faziletten yoksunsan bir hiçsin."

"Başkalarının zihninde yatan bizim en gerçek ve en derin benliğimizdir."

"Davul çalarken flüte dokunmayın; Aptallar söz sahibi olduğunda, bilgeler susar."

"Devletin en asil amacı, vazgeçilebilir hale gelmektir, böylece herkes kendi kendini yönetmelidir."

"Her topun bir ağırlık merkezi olduğuu gibi, her milletin kendi içinde bir mutluluk merkezi vardır!"

"İnsanlar, ancak kendilerine ait bir anlayışa sahip olmadıkları sürece bir efendiye ihtiyaç duyarlar."

"Kekele diğimiz ilk kelimeler bilgimizin temel taşlarıdır ve dadılarımız ilk mantık öğretmenlerimizdir."

"Bütünün ilk yapılanmasını kavrayamadığımız için dünyadaki her şey bize kargaşa ve yıkıntı gibi geliyor."

"Bütün bilimimiz, tek bir şeyin içsel varlığına dokunmayan, soyutlanmış bireysel dış işaretlerle hesaplar."

"İlham olmadan zihnin en iyi güçleri uykuda kalır. İçimizde kıvılcımlarla tutuşturulması gereken bir yakıt var."

"Ne kadar anlayış kazanırsa, hükümet yöntemlerini o kadar değiştirmeye ve ortadan kaybolmaya mahkumdur."

"Doğru olanı düşünmek, güzel olanı hissetmek ve iyi olanı istemek, bu vesileyle kişi bir yaşamın amacını akılda bulur."

"Ey bilge insan, nasıl böyle bir bilgiye ulaştın? Çünkü cehaletimi itiraf etmekten ve başkalarına sormaktan asla utanmadım."

"İnsan, hayvanlar arasında merkezi bir yaratık tır, yani hepsinin özelliklerini en eksiksiz özette birleştiren en mükemmel formdur."

"Boyunduruk altındakilerin iyi niyetten, beklentiden kaynaklanan gevşeklikleri, bunu takip eden sabra dayalı atalet, despotizmin en büyük dayanağı olmuştur."