Friedrich Schiller

Friedrich Schiller

1759 - 1805

Johann Christoph Friedrich von Schiller (10 Kasım 1759 – 9 Mayıs 1805), Alman şiir, tiyatro, felsefe ve tarih yazınına katkılarıyla 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başında Avrupa edebiyatının en etkili figürlerinden biri olmuştur. Marbach am Neckar’da doğan Schiller, Tübingen ve Stuttgart’ta tıp eğitimi aldı; genç yaşta askeri tıp görevlisi olarak çalıştıktan sonra edebiyata yöneldi. 1781’de sahneye koyulup büyük yankı uyandıran Die Räuber (Haydutlar) adlı trajedisiyle ün kazandı; Kabale und Liebe, Don Carlos ve Wilhelm Tell gibi oyunları hem Alman klasizminin hem de modern tiyatronun temellerinden sayılır. 1787’de yerleştiği Weimar’da Johann Wolfgang von Goethe ile kurduğu yakın dostluk ve entelektüel işbirliği Alman klasisizminin şekillenmesinde belirleyici oldu. Şiirlerinde ve oyunlarında özgürlük, insan onuru ve ahlaki sorumluluk temalarını işledi; ‘‘An die Freude’’ (Sevinç’e) adlı şiiri Ludwig van Beethoven tarafından dokuzuncu senfonide kullanılarak evrensel bir yankı buldu. Ayrıca estetik kuram ve tarih üzerine yazıları—örneğin Über die ästhetische Erziehung des Menschen (İnsanın Estetik Eğitimi) ve Otuz Yıl Savaşları Tarihi—edebi düşünce üzerinde kalıcı etki yaptı. 1802’de soylulaştırıldı ve 1805’te Weimar’da öldü; eserleri günümüzde hâlâ Almanca edebiyat, tiyatro ve entelektüel tarih çalışmaları için temel kaynaklar arasında yer almaktadır.

Sözler (37)

"Büyük başarıların sahipleri küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir."

"İnsan yalnız hoşa gideni, iyi olanı mükemmel olanı ciddiye alır; fakat özellikle oynar."

"Sanat; gençliğe terbiye, yaşlılığa avuntu, yoksullara zenginlik ve zenginlere de süs verir."

"Parçalanmış insanı bütünleyecek, bozulmuş uygar insanı gene yetkin kılacak güç güzelliktir."

"Sanatçı; kendisini her yönden beslemezse, çağın yozlaşmasına karşı kendini nasıl koruyacak?"

"Fakat bir zamanlar yaşamınızın hazzı ve düsturu olan iyilikseverlik duygularınızı ne söndürdü?"

"Arkadaşlar bana ne yapabileceğimi gösteriyor, düşmanlar bana ne yapmam gerektiğini öğretiyor."

"Dünyadaki bütün başarılı insanlar, başkalarının yardımıyla değil, kendi çabalarıyla o konuma gelmişlerdir."

"Eğer bana neden bir dinim olmadığını sorulacak olursa onu yitirme nedenimin yine bir din olduğunu söylerim."

Din

"Uzun zaman hurafelerle baskı altına alınmış olmasının intikamını, şimdi dinî hakikatleri hiçe sayarak alıyordu..."

Din

"İnsan, uzun süren uykusundan uyandı; oy çoğunluğuyla da yitirilen haklarının gene yerine getirilmesini istiyor."

"Daha geniş bir makinenin bir parçası oldukları bir toplum içinde bireyler kendilerini tam olarak geliştiremezler."

"Çanta çalmak bir suç, servet çalmak bir cüret, taht çalmak ise yücelik göstergesidir. Suç büyüdükçe kabahat küçülür."

"Kendini tanıtmak istiyorsan, başkalarının davranışlarına dikkat et. Başkalarını anlamak istiyorsan, kendi gönlüne bak."

"İnsanlar ölüm acılarına dayanabilir. Ama haksızlığa, şu anda yaşadığımız aşağılama­­lara hiçbir soylu yürek dayanamaz."

"Kısaca söylemek gerekirse; bu labirente girerken inancı güçlü, dine düşkün biriydi, çıkarken ise bir kuşkucuydu ve sonunda tam bir özgür düşünür oldu."

"Çalışmayı sana arı öğretebilir. Beceriklilikte bir kurt sana öğretmen olabilir. Bilgiyi daha önceki insanlardan alabilirsin. Ama sanatı, yalnız kendin ortaya koyabilirsin."