Max Stirner

Max Stirner

1806 - 1856

Max Stirner, asıl adı Johann Kaspar Schmidt (1806–1856) olan Alman filozoftur ve çağdaş siyaset ve etik tartışmalarında tartışmalı ama etkili bir figür olarak bilinir. 25 Ekim 1806'da Bayreuth yakınlarında dünyaya gelmiş, Berlin Üniversitesi'nde eğitim görmüş ve erken dönem eserleriyle Genç Hegelciler çevresinden bir kopuş sergilemiştir. 1844'te yayımladığı Der Einzige und sein Eigentum (Tekil ve Mülkiyeti) adlı eseri, otorite, din, devlet ve toplumsal kurumlara yönelik radikal bir eleştiri sunar; Stirner burada ‘Benlik’ (der Einzige) ve bireyin özerkliğinin vurgusunu yapar ve soyut idealleri 'hayaletler' (Spuk) olarak tanımlar. Stirner’in fikirleri yaşamı boyunca geniş çapta kavranmamış ya da yanlış yorumlanmış olsa da, sonraki kuşaklar üzerinde derin etkiler bırakmıştır: bireyci anarşizm, varoluşçu okumalar ve özgür düşünce akımları onun adıyla ilişkilendirilmiştir. Kendi içine kapanık yaşamı, özel öğretmenlik görevleri ve sınırlı yayın faaliyeti sonrası 26 Haziran 1856'da ölmüştür. Günümüzde Stirner, ideolojilere ve kolektif kimliklere karşı radikal bireysel eleştirileri nedeniyle siyaset felsefesi ve entelektüel tarih çalışmalarında sıkça incelenen bir düşünür olarak yerini korur.

Sözler (59)

"Sevgi hükmetmek içindir."

"Dünya benim mülkiyetimdir."

"En iyi iktidar, olmayan iktidardır."

"Hiçbir şey kutsal değildir."

Din

"İnsanı felakete götüren yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir."

"Kutsalın karşısında insan erk duygusunu ve tüm cesaretini yitirir: güçsüz davranır ve boyun eğer. Oysa hiçbir şey kendinden kutsal değildir, ona kutsallığını veren Ben'imdir, Benim sözümdür, Benim yar…"

Din

"Eğer bir başkasının karşısında ben kendimden vazgeçersem, kendi irademde ısrar etmez, aşağıdan alır, teslim olursam yani tâbiiyet ve teslimiyete başvurursam, “Kendimi” inkâr etmiş olurum."

"Bu dönemde çıkan günlük gazeteleri okuyup, dar kafalı bürokratların palavralarını dinleyince, insan bir sürü deliyle bir akıl hastanesine kapatılmış olduğunu sanıyor ve dehşete kapılıyor."

"Haklı ya da haksız olduğumu yargılayacak biri varsa o da Benim, Benden başka bir yargıç yoktur. Başkaları sadece benim hakkımı onaylayıp onaylamadıklarını ve bunun onlarca da haklı bulunup bulunmadığı…"

"Fertler "halkın büyük meselesi için" ölürken, halk arkalarından onlara teşekkür gönderiyor — ve bundan kendine kâr çıkarıyor. Ben buna okkalı bir egoizm derim."

"Şimdiye kadar hiçbir din, bu dünya veya öte dünyaya dair “güzel vaatler” vermekten kaçmamıştır, çünkü insanlar hep ödül peşinde koşarlar ve “bedavaya” hiçbir şey yapmazlar."

Din

"Ben kendi mülkiyetimle ilgili bir yükümlülük taşımam, tıpkı gözümle ilgili bir yükümlülük taşımadığım gibi. Eğer onu büyük bir itinayla koruyorsam, bunu da Kendim için yapıyorum."

"Kendisine sahip olmak için başkalarındaki irade eksikliğine bel bağlayan, başkalarının yarattığı bir şeydir. Efendi kölenin yarattığı bir şeydir. İtaat sona ererse, efendilikte sona erer."

"Cumhuriyet mutlak monarşiden başka bir şey değildir. Çünkü monarkın bir kral ya da halkın kendisi olması hiç fark etmez, çünkü her ikisi de “iktidarı” elinde tutan bir kurumdur."

"Ben hiçbir hak istemiyorum, bu nedenle de hiçbir hak tanımaya mecbur değilim. Elde etmeye muktedir olduğu elde ederim. Elde edemediğim benim hak alanımın dışındadır."

"“Politik özgürlük” adı altında…yasal devlette insan emir kulu olmaktan kurtulsa ve ‘kimse bana emir veremez’ dese de, yasalara boyun eğmeye eskisinden daha mahkumdur."

"Şimdi artık o denli dinselleşmişiz ki, “mahkeme jürisi” Bizi ölümle yargılıyor ve her hizmetçi polis iyi bir Hıristiyan olarak “görevine başlama yeminiyle” Bizi deliliğe tıkıyor."

Din

"Sadece dünya olarak, nesneleri sadece nesne olarak algılayan, kısacası her şeyi olduğu gibi, hayal gücünü devreye katmadan yorumlayan kişiye filozof denilemez."

"Her hayvan türünde açıkça görülen farklılıklar neden insan türünde bulunmasın ki? Her yerde hem çok yetenekli kişiler, hem de daha az yetenekli kişiler bulunur."

"Oysa hiçbir şey kendi başına kutsal değildir, ona kutsallık payesini veren ben'im, benim sözüm, benim kararım, benim diz çöküşüm, kısacası benim vicdanımdır."

Din