Albert Schweitzer

Albert Schweitzer

1875 - 1965

Albert Schweitzer (1875–1965), Alsace kökenli din bilimci, filozof, orgcu, hekim ve insan hakları savunucusuydu. 14 Ocak 1875'te Kaysersberg'de doğan Schweitzer, teoloji ve felsefe alanlarında akademik çalışmalar yaptı; Yeni Ahit araştırmaları ve Hristiyan ahlakı üzerine yazılarıyla tanındı. Aynı zamanda üstün bir J.S. Bach yorumcusu ve org virtüözü olarak müzik dünyasında da saygınlık kazandı. 1913'te Merkezi Afrika'da (günümüzde Gabon) kurduğu Lambaréné hastanesiyle sahadaki sağlık hizmetlerine uzun vadeli bir adanmışlık gösterdi. Tıp eğitimi alıp pratik yapan Schweitzer, "hayata saygı" (Reverence for Life) ilkesini geliştirerek etik ve çevre düşüncesi üzerinde kalıcı bir etki bıraktı. Bu çalışmaları ve insanlığa hizmeti 1952'de Nobel Barış Ödülü ile taltif edildi. Hayatı boyunca yazdığı eserler, konuşmaları ve kararları tartışma konusu olmakla birlikte, Schweitzer'in insani yardım anlayışı ve etik katkıları 20. yüzyıl düşünce tarihinde önemli bir yer tutar. 4 Eylül 1965'te Lambaréné'de yaşamını yitirmiştir; mirası tıp, etik ve din çalışmaları arasında köprü kurmaya devam etmektedir.

Sözler (32)

"Gelişme iyi şeydir, yeter ki her yönünden anlaşmaya varılsın."

"Etik, yaşayan her şeye karşı hissettiğimiz sonsuz sorumluluktur."

"Büyük olmak iyidir, ama insan olmak daha iyidir."

"Bütün dahiler göklere uzanır, Mozart ise gökten inmiştir."

"Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz."

"Biz bilgi edindikçe etrafımızdakiler anlaşılır bir hâl almaktan ziyade daha da gizemli olur."

"Birçok insan mutsuz olduklarını bilirler; ama daha fazla sayıdaki insan mutlu olduklarını bilmezler."

"Bir insanın sahip olabileceği en güzel anıt, insanların kalbindedir."

"Ben, her zaman şuna inanmışımdır; her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için az da olsa birşeyler yapabiliriz."

"Bazen ışığımız söner, ama başka bir insanla karşılaşmamızla tekrar parlayıverir bir anda."

"Ahlaklılığın en büyük düşmanı duygusuzlaşmaktır."

"Ahlak, kelimenin en geniş anlamıyla, canı olan her şeye karşı duyulan sorumluluk demektir."