Muhammed Bâkır

Muhammed Bâkır

Muhammed Bâkır (Arapça: Muhammad al‑Baqir), İslam tarihinde beşinci Şii İmam olarak kabul edilen önde gelen bir dinî ve ilmi şahsiyettir. Geleneksel kaynaklara göre 676 civarında Medine'de doğmuş ve 732 yılında burada vefat etmiştir. Emevî döneminin siyasi atmosferi içinde yaşamış olan Bâkır, özellikle dini ilimler, hadis rivayeti, tefsir ve fıkıh alanlarında derinlemesine katkılarda bulunmuştur; lakabı “el‑Bâkır” (bilgiyi açan, genişleten) olarak anılır ve birçok talebe yetiştirmiştir. Bâkır, Ali ibn Husayn Zayn al‑Abidin’in oğludur; böylece Hz. Ali ve Hz. Fatıma soyundan gelen bir neslin temsilcisidir. Şii İmamet geleneğinde hem İsmailî hem de On İki İmamcı (Twelver) topluluklar tarafından beşinci imam olarak tanınır. İlmî çalışmaları, Şii hukuku ve teolojisinin şekillenmesinde belirgin rol oynamış; rivayet zincirleri ve dini yorumlar yoluyla sonraki nesiller için zengin bir kaynak bırakmıştır. Geleneksel rivayetler ölümünün muhtemelen zehirlenmeye bağlı olduğunu öne sürse de, bu döneme ilişkin ayrıntılar tarihçiler arasında tartışmalıdır. Günümüzde Muhammed Bâkır, Şii düşüncesinin temel figürlerinden biri olarak anılmaya devam etmektedir.

Sözler (32)

"Sıla-i rahim, amelleri temizler, malları artırır, belayı uzaklaştırır, hesabı kolaylaştırır ve eceli erteler (ömrü uzatır.)"

"Kıyamet günü, pişmanlığı herkesten daha fazla olan, doğru yolu açıklayıp o yolda gitmeyen kimsedir."

"Allah buyuruyor ki: “Ey Ademoğlu! Haram kıldığım şeylerden kaçın. Böyle yaparsan insanların en takvalısı olursun."

"İman, ikrar ve ameldir. İslam ise yalnız ikrardır."

"İman ve haya aynı köke uzanmaktalar; biri giderse diğeri onu izler."

"En üstan ibadet, karın ve fercin (ırzın) iffetidir."

"Kişinin başkasında gördüğü bir ayıbı kendisinde görmemesi, terk edemediği bir şeyle başkasını ayıplaması ve kendisini ilgilendirmeyen bir şeyle arkadaşını incetmesi, kendisini aldatması için yeterlidi…"

"Tevazu: makamından aşağı olan bir yerde oturmaya razı olman, karşılaştığın herkese selam vermen ve haklı olsan bile münakaşayı terketmendir."

"Allah-u Teala çirkin söz söyleyen, ağzı bozuk adamı sevmez."

"Kime ahmaklık verilmişse, iman ondan uzaklaştırılmıştır."

"Tembellik, hem dine, hem de dünyaya zarar verir."

"Sakın tembellik ve sabırsızlık etme. Çünkü bunlar her şerrin anahtarıdır. Tembellik eden hiçbir hakkı eda edemez. Sabırsızlık eden de hiçbir hakka dayanamaz (biraz sinirlenmekle haktan el çeker)."

"Dili gerçeği söyleyenin, ameli temiz olur. Niyeti iyi olanın, rızkı çoğalır. Ailesine karşı güzel davrananın ise ömrü uzar."

"Dört şey hayır hazinelerindendir: İhtiyacı gizlemek, sadakayı gizlemek, ağrıyı bildirmemek ve musibeti söylememek."

"İman, sevgi ve buğzdan ibarettir."

"Kardeşinin kalbindeki sevgisini, kalbindeki sevginle tanı."

"Marifetsiz yapılan amel kabul olmaz; amelsiz de marifet olmaz. Kim Allah’ı tanırsa, marifeti, onu amel etmeye sevk eder; marifeti olmayanın ameli kabul olmaz."

Din

"Üç haslete sahip olan, onların vebalini çekmedikçe ölmez: Zulmetmek, sıla-i rahmi kesmek ve yalan yere yemin etmek ki, Allah’a karşı savaşıktır."

Din

"Allah’a isyan eden, O’nu tanımamıştır."

Din

"İnsan, kendisinden üsttekini kıskandığı ve kendisinden aşağıdakini de küçümsediği sürece alim sayılmaz."