Jean-Paul Sartre
1905 - 1980
Jean-Paul Sartre (1905–1980), Fransız filozof, yazar ve entelektüel liderdir. École Normale Supérieure'de eğitim görmüş, fenomenoloji ve Heidegger etkisi altında gelişen düşüncesiyle varoluşçuluğun önde gelen isimlerinden biri olmuştur. Başlıca felsefi eseri L'Être et le Néant (Varlık ve Hiçlik, 1943) özgürlük, öznellik, "kötü niyet" (mauvaise foi) ve sorumluluk kavramlarını sistematik olarak ele alır; düşüncesi, edebiyat ve siyaset alanlarında geniş yankı bulmuştur. Sartre aynı zamanda deneysel bir romancı ve oyun yazarıdır; La Nausée (Bulantı, 1938) ve Huis Clos (Kapalı Gişe / Kapalı Kapılar, 1944) gibi yapıtları hem felsefi temaları hem de edebi üslubu başarıyla birleştirir. II. Dünya Savaşı döneminde askerlik ve Alman esaretinde bulunmuş, savaştan sonra Simone de Beauvoir ile birlikte Les Temps Modernes dergisini kurarak entelektüel tartışmaların merkezinde yer almıştır. Marksist fikirlerle etkileşime giren Sartre, sömürgeciliğe ve totaliterliğe karşı politik olarak aktif olmuş; 1964 Nobel Edebiyat Ödülü’nü reddetmesi, entelektüel bağımsızlığının simgelerinden biri olarak anılır. Ölümü sonrası düşünceleri felsefe, edebiyat ve siyaset teorisi üzerinde derin ve kalıcı bir etki bırakmıştır.
Sözler (29)
"Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin bir anlamı yoktur."
"İnsan sahip olduklarının toplamı değil, fakat henüz gerçekleştiremediklerinin toplamıdır."
"Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamaz…"
"İnsanoğlu özgürlüğe yazgılıdır; çünkü, bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur."
"Varlığında, varlığın var olmasının söz konusu olduğu bir varlık olarak var olan bir varlığım."
"Aşk; iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba, çünkü insan kendi bilincine mahkumdur."
"Gerçek deniz soğuk ve karadır, içinde hayvanlar kaynaşır, insanları aldatmak için yapılmış ince yeşil zarın altında sürüklenerek ilerler. Çevremdeki şu hava perileri, kendilerini bu aldanışa bırakmış,…"
"İnsan ilk önce varolur, ortaya çıkar, sahnede görünür ve ancak ondan sonra kendisini tanımlar."
"Acı çektiğini göstermemek için kim bilir ne kadar acı çekiyor olmalısın..."
"Başkalarının özgürlüğünü amaç edinemediğim sürece özgürlüğü amaçlayamam."
"İnsan, kendisini oluşturduğundan başka bir şey değildir."