Marquis de Condorcet
1743 - 1794
Marie-Jean-Antoine-Nicolas de Caritat, Marquis de Condorcet (1743–1794), Fransız Aydınlanmasının önde gelen matematikçi, filozof ve siyaset kuramcısıdır. Eşitlikçi ve ilerlemeci görüşleriyle bilinen Condorcet, olasılık kuramı ve seçim teorisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır; özellikle çoğunluk kararlarının analizini ele aldığı denemeleri, bugün "Condorcet yöntemi", "Condorcet paradoksu" ve "Condorcet jüri teoremi" olarak anılan kavramların temelini oluşturmuştur. Bilimsel yöntemi ve rasyonel eleştiriyi toplumsal kararlara uygulama çabası, onu modern siyaset bilimi ve sosyal seçim teorisinin öncülerinden biri yapmıştır. Condorcet, Encyclopédie'ye katkıda bulunan aydınlar kuşağının bir üyesi olarak eğitim, medeni haklar ve hukukun üstünlüğü savunuculuğu yapmıştır; kadınların hakları ve kamu eğitiminin yaygınlaştırılması gibi meselelerde ilerici görüşler ileri sürmüştür. Fransız Devrimi sırasında aktif politik rol almış, ancak devrim içi kargaşa ve politik ayrışmalar sonucu tutuklanmaktan kaçarken 1794'te saklandığı yerde ölmüştür. Düşünceleri, özellikle insanlığın ilerlemesine dair ümitvar tarihsel tasviri (Esquisse d'un tableau historique des progrès de l'esprit humain) ve sosyal tercih teorisine katkıları, hem 19. hem 20. yüzyıl entelektüel tartışmalarında etkisini devam ettirmiştir.
Sözler (16)
"Ya insan ırkının hiçbir üyesinin gerçek hakkı yoktur, ya da aynı haklara sahiptir."
"Gerçek, kendisine sahip olduğunu iddia edenlere değil, onu arayanlara aittir."
"Dediler ki, ya zulmü ya mazlumluğu beğen, Cinayet sizde kalsın."
"Ölüm cezası, adaletsizliği kesinlikle telafisi olmayan tek şeydir."
"Bir başkasınınkiyle karşılaştırmadan kendi hayatın tadını çıkar."
"Filozofların aydınlatmadığı toplumu, şarlatanlar aldatır."
"Özgür anayasa altında cahil insanlar hala köleler."
"Bütün eski kanaatlerin gözden geçirildiği ve bütün yanlışlara saldırıldığı; bütün eski adetlerin tartışmaya konu edildiği ve bütün ruhların özgürlüğe doğru beklenmedik şekilde kanat çırptığı bir çağ."
"Pek aydın milletler, kanlarını, zenginliklerini istedikleri gibi harcama hakkını yeniden elde ederek, yavaş yavaş harbe pek uğursuz bir felaket, en büyük bir cinayet gözüyle bakmayı öğreneceklerdir."
"Yıldızları gözlemekten doğan fayda, uyanık geçen uzun gecelerde bunlara harcanan emek, çobanların faydalandıkları boş zaman, astronomiye bir takım ilerlemeler getirmiştir."
"İnsanlar, çocukluklarının, uluslarının ve yaşlarının hatalarını, onları çürütmek için gerekli olan gerçekleri kabul ettikten sonra hala devam ettirirler."
"Diğerlerinden yardım görmek zorunda kalmadan ilkeleri, ayrıntıları içinde kendi kendine yetinilen tek bir bilim yoktur."
"Aklı ve gerçekleri kullanan bir insan mükemmele erişecektir. Doğa insanın akıl gücüne bir sınırlama getirmemiştir."
"Kıskançlık, kinleri ateşler, cinayetleri körüklerse de kadınların köleliğine, alçaltılmasına kadar gitmezdi."
"Doğa yasalarının cehaletine dayanmayan herhangi bir dini sistem ya da doğaüstü savurganlık yoktur."
"Başkalarını aldatmayı çıkarına bulan insanlar, hakikati aramadan pek çabuk bıkmış olsalar gerekir."