Ruhullah Humeyni
1902 - 1989
Ruhollah Mūsavī Humeyni (genellikle Ruhollah Khomeini olarak bilinir), 20. yüzyılın ortalarında ve sonlarında İran siyasetinde belirleyici rol oynayan Şii din adamı, teorisyen ve devrim lideridir. 24 Eylül 1902'de İran'ın Khomein kentinde dinî bir ailede doğmuş, Tahran, Kum ve Necef'te medrese eğitimi alarak yüksek dinî rütbeye ulaşmıştır. Uzun yıllar boyunca Pehlevi monarşisini ve Batı etkisini eleştirmesi nedeniyle siyasal muhalefetin önde gelen isimlerinden biri olmuş, 1960'lar ve 1970'lerde artan baskılar sonucunda sürgün edilmiş ve Irak ile Fransa'da sürgünde yaşamıştır. 1979'da ülkesine dönüşü, Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin devrilmesiyle sonuçlanan İran İslam Devrimi'nin kilit anıdır. Devrimin ardından Humeyni, İslam Cumhuriyeti'nin kurucu lideri ve ilk Yüksek Lider (Supreme Leader) olarak devletin hem dinî hem de siyasi yapısını yeniden şekillendirmiştir. Velayat-e fakih (fıkıh temelli velayet) ilkesini devletin kurucu mekanızması haline getirmiş, ayrıca 1980–1988 İran–Irak Savaşı döneminde ülkenin siyasetinde merkezi bir otorite olarak rol oynamıştır. Humeyni'nin mirası, İran'da dinî otoritenin güçlenmesi, sosyal ve kültürel dönüşümler ile insan hakları, ifade özgürlüğü ve dış politika bağlamında tartışmalı bir miras bırakmıştır.
Sözler (24)
"İslâm, kul ile Rabbi arasındaki ilişkisiyle sınırlı, kuru bir din değildir. İslâm, siyasi bir dindir ve bu din de siyaset, ibadet ve diğer hükümlerle iç içedir."
"Kadınların seçimlere katılma hakkı yoktur. Kadınların seçimlerde yer alması kanununun uygulanmamasını söylemek ve istemek hepimizin dini görevidir. 10 milyon İranlı kadından sadece 100 tane serseri ka…"
"Her kim ki İslâm devletinin kurulmasının gereksiz olduğunu iddia ederse; İslâm ahkâminın icrasının zaruretini, İslâm hükümlerinin bütünlüğünü, din-i mübin-i İslâm'ın ebediliğini inkâr etmiş olur."
"Herhangi bir görevde çalışan kimsenin; tüm hizmetlerin başında vazifesi, İslâmi ölçüleri korumaktır."
"Dinin siyasetten ayrılması gerektiği ve İslâm ulemasının siyasi ve toplumsal işlere müdahale etmemesi gerektiği şeklindeki sözleri söyleyen ve yayanlar sömürgecilerdir."
"Kulluğun âdaplarından biri, Allah'ın kudreti dışında hiçbir kudreti kabul etmemek; Allah'ın övülmesi dışında ve ehli velâyetten olanların övülmesi dışında başkasının övülmesini söylememektir."
"Eğer veliyy-i fakih tek bir yalan kelime söyler veya aykırı tek bir adım atarsa, artık o velâyet geçersizdir."
"İran halkı bilmelidir ki, ben İslâm kanunlarını ve ülkenin çıkarlarını korumak için son nefesime kadar onların yanında mücadeleye devam edeceğim."
"Bir kimse İslâmi hükümetin, İslâmi siyasetin, İslâmi toplumun ve İslâmi ekonominin kurallarına biraz dikkat ederse, İslâm'ın çok politik bir din olduğunu anlayacaktır. Dinin siyasetten ayrı olduğunu s…"
"İslâm, insanın hayatının tümü için, doğduğu günden kâbire girdiği ana kadar, emir ve hüküm sahibidir."