Seyyid Kutub
1906 - 1966
Seyyid Kutub (Arapça: sayyid quṭb) 20. yüzyılın ortalarında Mısır merkezli İslamcı düşüncenin en tartışmalı figürlerinden biridir. 1906 doğumlu olan Kutub, eğitimci ve edebiyat eleştirmeni olarak başladığı kariyerinde kısa süreli yurtdışı deneyimleri ve siyasal gelişmelerin etkisiyle fikirlerini şekillendirdi. 1950’lerden itibaren Müslüman Kardeşler ile ilişki kurarak hareket içinde ideolojik bir lider hâline geldi; özellikle cezaevi yıllarında kaleme aldığı eserler onun fikirlerinin yayılmasında belirleyici oldu. En bilinen eseri Maʿālim fī al-Ṭarīq (Milestones) ve Kuran tefsirine yönelik yazıları, modern toplumları “cebiliyye” (cahiliye) olarak nitelendirip İslami bir toplum inşasını savunan bir yaklaşımı öne çıkarır. Bu görüşler, Kutub’un şiddeti meşrulaştırıp meşrulaştırmadığına dair yoğun tartışmalara yol açmış; çeşitli İslamcı hareketler ve radikal gruplar üzerinde hem doğrudan hem dolaylı etkiler bırakmıştır. 1965’te Mübarek döneminin öncülü Cemal Abdünnasır yönetimine karşı düzenlendiği iddia edilen suikast girişimine karıştığı suçlamaları sonucunda yargılanmış ve 1966’da idam edilmiştir. Geçmişi ve yazıları hâlâ akademik, politik ve dini tartışmalarda geniş biçimde incelenmekte, yorumlanmaktadır.
Sözler (8)
"Kardeşim şayet ben ölürsem şehidim ve Allah'a giden yol üzerindeyim, ister beni affetsinler ister beni cezalandırsınlar, muhakkak ki ben verilen söze eminim."
"Kalem sahipleri büyük işler başarabilirler, ancak yazdıklarını kanlarıyla ve canlarıyla beslemek şartıyla."
"Irkçılığa değil, taassuba değil, toprağa değil, bayrağa değil, menfaate değil, ganimete değil Allah'a davet et!"
"Ateist, materyalist anlayışın arkasında bir Yahudi; hayvani cinsellik anlayışının arkasında bir Yahudi; ailenin yıkılması ve toplumdaki kutsal bağların çözülmesi arkasında bir Yahudi vardır."