Bruno Schulz

Bruno Schulz

1892 - 1942

Bruno Schulz (1892–1942), Ukrayna sınırları içinde yer alan Drohobycz (o dönemde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu) doğumlu Polonyalı bir yazar, ressam ve grafik sanatçıdır. İlk eserleri ile edebiyat dünyasına giriş yapan Schulz, özellikle hayalî ve mitik unsurları günlük yaşamın ayrıntılarıyla iç içe geçirerek oluşturduğu özgün diliyle dikkat çekmiştir. En bilinen eserleri arasında The Cinnamon Shops (Sklepy cynamonowe, İng. The Street of Crocodiles) ve Sanatorium Under the Sign of the Hourglass (Sanatorium pod klepsydrą) yer alır; bu yapıtlar, hafıza, beden ve aile ilişkileri temalarını sürreal bir anlatımla işler. Sanatçılık yönü de güçlü olan Schulz, desen, gravür ve illüstrasyonlarında kendine özgü bir görsel evren kurmuş; yerel gazeteler için grafikleri ve çizerlik çalışmaları ile de tanınmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, Drohobycz’te Yahudi kökeni nedeniyle hedef alınmış ve 19 Kasım 1942’de öldürülmüştür. Yaşamı ve trajik ölümü, eserlerinin mitik ve hüzünlü tonuyla birleşerek sonrasındaki kuşaklar üzerinde derin bir etki bırakmış; Schulz, modern Polonya edebiyatının en etkileyici ve özgün seslerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserleri pek çok dile çevrilmiş ve edebiyat ile görsel sanatlarda ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

Sözler (7)

"Ruhumun derinliklerinde bastırılmış, isyankar bahaneler olarak yaşamış ve bilinçaltımda bana eziyet etmiş olan arzular hemen geçerlilik kazandılar ve kendi hayatlarını sürmeye başladılar. Alnımdaki ga…"

"Edzio çalışmıyor: sanki ona sakatlığı yükleyen kader, bunun karşılığında Ademoğlunun üzerindeki bu lanetten onu kurtarmış gibi."

"Elinin dokunuşu inanılmaz olmalı."

"Sıradan bir yürüyüşü var, abartılı bir zarafeti yok, ama bu sadelik insanın yüreğine dokunuyor ve Bianka böyle kolayca kendi olabildiği için yüreğim mutlulukla doluyor."

"Kitap gençken inandığımız bir efsanedir, ama yaşımız ilerledikçe onu ciddiye almaya başlarız."

"Bana hem bakıyor hem bakmıyor, beni hem görüyor hem görmüyordu."

"Bile isteye göz kırpan gizli gözlerin, duvardaki çiçeklerin arasında açılan uyanık kulakların ve gülümseyen karanlık ağızların işbirliğini görmeden sezerdi."