Fyodor Dostoyevski

Fyodor Dostoyevski

1821 - 1881

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821–1881), Rus edebiyatının en belirleyici romancılarından biridir. Moskova doğumlu olan Dostoyevski, mühendislik eğitimi almak üzere Petersburg’a gidip yazınsal üretime yönelmiş; insan doğasının karanlık yönlerini ve ahlaki çatışmaları merkeze alan eserleriyle tanınmıştır. Suç ve Ceza, Budala, Deliler (veya Şeytanlar) ve Karamazov Kardeşler gibi romanları, psikolojik derinlik, vicdan sorgulamaları ve toplumsal eleştiriyle Avrupa ve dünya edebiyatında kalıcı bir etki bırakmıştır. Gençliğinde devrimci çevrelerle ilişkisi nedeniyle 1849’da önce idam cezasına çarptırılmış, infazı simüle edildikten sonra Sibirya’ya sürgün ve zorunlu askerlik yaşamıştır; bu deneyimler eserlerinde belirgin temalara dönüşmüştür. Yoksulluk, kumar alışkanlığı ve sağlık sorunları yaşamına damga vurmuşsa da yazınsal üretimini sürdürmüş; Notlar’dan Yeraltından Notlar gibi metinleri modern bireyin içsel çatışmalarını açık ve keskin bir dille yansıtır. Dostoyevski’nin çalışmaları felsefe, psikoloji ve edebiyat üzerinde derin etkiler bırakmış, varoluşçuluk ve psikanaliz tartışmalarına katkıda bulunmuştur. 1881’de Petersburg’da ölen yazar, çağdaş eleştirmenler ve okurlar tarafından insan ruhunun karmaşıklığını ortaya çıkaran bir yazar olarak anılmaya devam etmektedir.

Sözler (34)

"Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız. Ama yeter artık; "yeraltından" daha fazla yazmak istemiyorum."

"Düşüncelerinin sığlığı; davranışlarının, oyunlarının, konuşmalarının aptallığı şaşırttı beni. Öylesine önemli şeylerden haberleri yoktu, öylesine etkileyici, öylesine şaşırtıcı şeylerden o kadar uzakt…"

"Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık."

"Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır."

"Ben hasta bir adamım... Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıldığını tam olarak bili…"

"Kaçması engel olmak için mi insanın ayaklarına prangalar takılır? Hiç de değil. Pranga sadece küçük düşürme aracı, bir ayıp, bedene de, ruha da bir ağırlıktır."

"İnsanın, ne derece büyük olursa olsun, her türlü felakete alışı vermesi, ürkütüyordu beni."

"Toplayacağınız çalı çırpıyla yakacağınız ateş soğumuş kalbinizi ısıtmaya, ruhunuzu yeni bir alevle canlandırmaya, kanınız damarlarınızda eskisi gibi hızla dolaştırmaya, gözlerinizi yaşla doldurmaya as…"

"Sizi kırdım, ama biliyorum -eğer seviyorsanız, kırgınlık uzun zaman kalmaz akılda, ve siz beni seviyorsunuz."

"Yitirilen şey geri gelmez. Ağızdan çıkan söz de öyle."

"Herkes gerçekte olduğundan daha sertmiş gibi görünmeye çalışır, sanki herkes açıkça dışa vurunca duygularıyla alay edileceğinden korkmaktadır."

"Mutsuzken başkalarının mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz; duygular parçalanmaz, yoğunlaşır."

"Edebiyat çok iyi bir şeymiş; Derin ve öğretici! İnsanın kalbine güç veriyor. Edebiyat bir resme, daha doğrusu hem resme, hem aynaya benziyor. İhtiraslar, ifade, çok ince tenkit, faydalı dersler vesika…"

"İnsanın hırsız olması için başkasına ait eşyayı çalması gerekmez; başkasına ait sırları çalmak da hırsızlıktır. Hem de hırsızlığın en bayağısıdır."

"Evet, derin, gereğinde çok derin bir yaratıktır insan, ben olsam bu kadar derin yaratmazdım onu."

"Seninle iyiden iyi tanışmak, kendimi sana tanıtmak istiyorum. Sonra da vedalaşmak... Bence insanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır."

"İşin garip, şaşmaya değer yanı, Tanrının gerçekten var olması değil, böyle bir fikrin, Tanrı ihtiyacı fikrinin, insan gibi vahşi, zararlı yaratığın kafasında yer edebilmesi... Bu derece kutsal, duygul…"

"Dehşet verici şey şu ki güzellik gizemli olduğu gibi korkutucudur. Tanrı ve şeytan orada dövüşürler ve insanın kalbidir o savaşın alanı."

"Cehennem nedir? Bence o sevmeyi başaramamaktan acı çekmektir."

"Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, kişioğlu uydurmuşsa onu, kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur."

Din