Arkadi Natanoviç Strugatski
1925 - 1991
Arkadi Natanoviç Strugatski (1925–1991), Sovyet dönemi Rus bilimkurgu yazarlarından biridir ve özellikle kardeşi Boris Strugatsky ile yaptığı ortak çalışmalarla tanınır. İkili, insan doğası, etik, bilimsel sorumluluk ve toplumsal yapı üzerine felsefi ve toplumsal eleştiri barındıran roman ve öyküler üreterek Sovyet sonrası bilimkurgu edebiyatının en etkili temsilcilerinden oldular. Ortak yapıtları arasında Roadside Picnic (Piknik na obochine), Hard to Be a God (Trudno byt' bogom), The Ugly Swans (Urody) ve The Inhabited Island (Obitaemy Ostrov) gibi eserler yer alır. Strugatski kardeşlerin dili, mizahı ve keskin toplumsal gözlemleri, eserlerinin yalnızca kurgu meraklıları tarafından değil aynı zamanda sinema ve felsefe çevrelerince de benimsenmesine yol açtı; en ünlü örneklerden biri, Roadside Picnic romanından esinlenen Andrei Tarkovsky’nin Stalker filmidir. Arkadi’nin yazarlık pratiği, kardeşiyle kurduğu uzun süreli işbirliği sayesinde kolektif yaratıcılığın güçlü bir örneğini oluşturur; eserleri, totaliter yapıların bürokrasi ve güç mekanizmalarını irdeleyen evrensel temalar barındırır ve Rusya başta olmak üzere dünya bilimkurgusunda kalıcı bir etki bırakmıştır.
Sözler (40)
"Zira, halkın kültürünün doğal bilimler araştırmalarından müzikten keyif alma yetisine kadar hayatın her alanında serpilmesi cahil benciller ve fanatikler için ölüm fermanıdır."
"Kimse size yardım etmeyecek. Kimse size akıl vermeyecek. Kimse sizin adınıza karar vermeyecek. Ne bir akademisyen, ne hükümet, ne de ilerici insanlık."
"Her şeyi değiştirmek gerekti. Bir ya da iki hayatı değil, bir ya da iki kişinin kaderini değil, bu kokuşmuş dünyanın her bir dişlisini değiştirmek gerekti."
"Günümüzde çoğunluk, tamamen haklı olarak yoksul ve hasta olmaktansa zengin ve sağlıklı olmanın daha iyi olduğunu düşünüyor."
"Araçlar varsa ne olmuş! Biz hepimiz de makineyiz sonuçta. Yalnız biz bozulmuş ya da düzgün yapılmamış türden makineleriz."
"Birilerinin icat ettiği, uydurduğu ama bana ve belki kendisine de açıklanmak zahmetine katlanmadığı bir dünyada yaşıyorum."
"Bilinmeyen şeyler her zaman korkunçtur. Bilinmeyenden korkmamak için öğrenmek gerek, o zaman her şey anlaşılır olur."
"Cehalet bağırsağınını boşaltacak bir yer bulur her zaman; bunun bir anlamı yoktur. Cehalet, cehalete bir anlam vermez."
"Neden korkak olduğumu söylüyorsun? Niye bana hakaret ediyorsun? Sana hakaret etmiyorum ki. Seni tarif ediyorum."
"Ne gücümüz yetiyor ne zamanımız var, sadece anıtlar dikip duruyoruz, hepsi birbirinden büyük, birbirinden yüksek."
"Köleliklerinin kökleri tembellikte ve cehaletdeydi; tembellik ve cehalet de yeniden ve yeniden köleliği doğuruyordu."
"Öyle yap ki, insanlar her şeyden çok emeği ve bilgiyi sevsinler ve emekle bilgi, hayatlarının biricik anlamı olsun!"
"Yaşamak gerek, sevmek gerek, doğayı hissetmek gerek, hissetmek diyorum, onun içinde eşinmek değil!"
"Dünya öyle güzel ve öyle çeşit çeşit ki, oysa ben hep aynı yerde oturup can sıkıntısından ölüyorum!"
"Her insanın deha sahibi olduğu bir yanı vardır. Tek gereken, ondaki bu dahice olan şeyi bulmaktır."
"Herkes için tek bir gelecek yoktur. Bir sürüdür ve her bir davranışınız onlardan birini yaratır."
"Sadece dostlardan yoksun değilsiniz. Öylesine yalnızsınız ki, düşmanlarınız bile yok sizin!"