Ahmet Erhan

Ahmet Erhan

1958 - 2013

Ahmet Erhan, Türk şiir sahnesinde kendine özgü bir ses geliştirmiş; yoğun duygu, içe dönüklük ve varoluşsal sorgulamayla örülmüş dizeleriyle tanınan bir şairdir. Dili ekonomik kullanma eğilimi, imgeleri yoğunlaştırma ve gündelik söylemi şiirsel bir yoğunluğa yükseltme yeteneği, onun şiirinin karakteristik özellikleri arasındadır. Eserlerinde yalnızlık, aşk, kayıp ve zaman gibi evrensel temaları işlerken, bireysel deneyimi toplumsal bağlamla ilişkilendirme çabası göze çarpar. Bu yönleriyle çağdaş Türk şiirinin farklı akımlarıyla diyalog kurmuş, okur ve eleştirmenler tarafından özgün bir anlatım olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca edebiyat çevrelerinde çeviri ve derleme çalışmalarıyla da tanınır; yabancı şiirleri Türkçeye kazandırma gayreti, hem kendi şiir diline yeni renkler katmış hem de yerel okur ufkunu genişletmiştir. Yazıları ve şiirleri çeşitli edebiyat dergilerinde, antolojilerde ve toplu eserlerde yer almış; genç kuşak şairler üzerinde dolaylı bir etki bırakmıştır. Modern Türk şiirinin farklı ifadelerine dair tartışmalarda sıkça adı anılan bir figür olarak, edebi mirası şiir okumaları ve eleştirileri aracılığıyla yaşamaya devam etmektedir.

Sözler (20)

"Bütün hayatlar tek bir çizginin üstünde Birdenbire birleşti ülkemde. Herkes birbirinin yüzüne sorar gibi bakıyor: Bugün kim ölecek?"

"Karanlık, alabildiğine karanlık kentimin üstünde, ülkemin üstünde. Tutacak bir dalımız kalmadı mı artık?"

"Alacakaranlık yok artık bu dünyada Yok bulanık deniz Bir yanda o katiller duruyor çünkü Öte yanda biz!"

"Yalnızlık, yalnızlık Bari sen elimden tut. Ölümse ölüm Yaşamsa yaşam Ayna, hep aynı ayna."

"Ne çok yürüdüm şu dünyada Ne kadar az yol aldım Acının alfabesindeyim daha."

"Bana bir çelenk yap kardeş, Üstüne de bir şey yazma, Ölüler okumayı bilmez ki."

"Bugün oturdum ölümü düşündüm. Yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken."

"Kitapların altını çizerek okumak, bir tarlayı sürmek gibi bir şeydi o zamanlar."

"Vakitsiz açan çiçeklerin, vakitli doğan çocukların Ölümünü gördüm."

"Ölümseyerek bakıyor dünya, biz gülümseyelim."

"Keşke kaçsam Keşke kaçabilsem şu dünyadan."

"Bir tek düşmanı olmadan da yenilirmiş insan."

"Kırlara değil, mezarlıklara çıkıyor yolumuz."

"Yurdum gibi yaralıyım. Ne eksik, ne fazla."

"Solgun bir çiçek gibi sızlıyor bedenim."

"Hayat karşısında yorgunum artık."

"Siz hiç tek başınıza öldünüz mü?"

"Mutluluk çocuklara mahsustur."

"Bir demli çayla kandırırdık acıyı."

"Bu dünyada bir yürek kaldım."