Bülent Ecevit

Bülent Ecevit

1925 - 2006

Bülent Ecevit (1925–2006), çağdaş Türkiye siyasetinin önde gelen sosyal demokrat liderlerinden biridir. 28 Mayıs 1925'te İstanbul'da doğan Ecevit, uzun siyaset hayatı boyunca hem gazetecilik, edebiyat ve akademik çeviriyle uğraşmış hem de Demokratik Sol Parti (DSP) başta olmak üzere merkez sol siyasi hareketlere liderlik etmiştir. Başbakanlık görevini birkaç dönem yürütmüş; 1974 Kıbrıs Harekâtı kararında hükümet başkanı olarak kritik rol oynamış ve 1999–2002 döneminde başbakan olarak görev yaparken Türkiye'nin geçirdiği önemli siyasi ve ekonomik dönüşümlerde etkin olmuştur. 1999'da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanması da onun başbakanlığı döneminde gerçekleşmiştir. Ecevit, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şair, çevirmen ve gazeteci olarak da tanınır; entelektüel birikimi ve halka dönük söylemiyle geniş bir destek tabanı oluşturmuştur. Sosyal adalet, laiklik ve ulusal bağımsızlık vurgularıyla bilinen politikaları, Türk siyasi literatüründe 'demokratik sol' anlayışının şekillenmesinde etkili olmuştur. Edebiyatla ve gazetecilikle olan bağı, siyaset diline entelektüel bir derinlik kazandırdı ve eserleri, şiirleri ile çevirileriyle de tanındı. Siyasi kariyeri boyunca hem ödüller almış hem de yoğun eleştirilere maruz kalmış; bu da onu karmaşık ve tartışmalı bir figür hâline getirmiştir. Uzun ve inişli çıkışlı kariyeri, 5 Kasım 2006'da Ankara'da vefatıyla son bulmuş; ardında Türkiye siyasetinde derin izler bırakan bir miras bırakmıştır.

Sözler (40)

"Rahşan Ecevit'i ortadan kaldırsalar Ecevit öldürenleri affeder mi? Suç işlenmişse cezası da çekilmeli."

"Şimdi, DSP'li sayın üyelere fazla bir şey söylemek istemiyorum; çünkü, Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir."

"Gerçeği artık açık açık görmek gerekiyor: Ecevit, artık eski Ecevit değildir; 'ANAP'ın umudu'dur; eski ülkücülerin alkışladıkları, tarikatların bağırlarına bastıkları Ecevit'tir.Uğur Mumcu, Cumhuriyet…"

"Ortanın Solu çocukları Türkiye'yi bir deneme tahtasına çevirecekler. Krizden krize yuvarlanacağız. Asıl korkuncu, bu programı halk yığınları anlayamayacağı için, partinin Atatürk'ten miras kalması nit…"

"Senin yolunda yürüyenler, hangi noktada olursa olsun, senin düşüncelerini, dürüstlüğünü ülkenin önüne yönetim anlayışı olarak koydukları zaman halkımız huzura kavuşacaktır."

"Türkiye'de siyaset de iyi değil. Sayın Ecevit’in 1985’te yazdığı DSP programının özüne uygun ama bugünün ihtiyaç ve gerçeklerini de gözeten bir siyasete ihtiyaç var."

"Ecevit ve DSP’nin iktidardan uzaklaştırılması ülkeyi bugünkü noktaya getirdi."

"Dört kaz teslim etsen akşama üçünü kaybedip gelir."

"Bir insanın başına fes yerine şapka giydirmekle, giyim kuşam ya da yazı değiştirilmekle, kadınlar peçe altından çıkarılmakla, hele laiklikle, toplumda pek çok şey değişebilir ve değişmiştir. (s. 70)"

"Gerçek devrim, altyapı devrimidir. Yani, üretim ilişkilerini yeniden düzenleyen ve ekonomik güce el değiştirten devrimdir. (s. 61)"

"Dilimize egemen olmadan düşüncemize egemen olamazdık. (s. 55)"

"Komünizmin en birinci düşmanı demokratik soldur."

"Daha solcu olmak, daha ilerici olmak demek değildir."

"Tıpkı aşırı sağdakiler gibi aşırı soldakiler de demokrasiye, ancak kendi amaçlarına yararlı olduğu sürece, o ölçü ve biçimde ve kendi sistemlerinin sınırı içinde razı olurlar."

"Yalnız Atatürk devrimlerini benimsemek, yalnız Atatürk devrimlerinde birleşmek, Atatürk’ün devrimciliğinden ayrılmak olur."

"Topraklarımızda, kendi Silahlı Kuvvetlerimizin tam hakimiyet ve denetimi altında olmayan askeri üs veya tesisler bulunmamalıdır. (s. 117)"

"Ortanın solunu, aşırı soldan, komünizmden, ayıran başlıca unsur, demokratik oluşudur. (s. 91)"

"Eğer halk çoğunluğu bunun ne demek olduğunu anlamıyorsa, yapılacak şey, "Halk anlamaz" deyip susmak değil, halka bunu anlatmaktır. (s. 55)"

"İnsanlar, yaşama ve çalışma şartlarının hakimi değil de tutsağı iseler, o toplumda özgürlük yok demektir. İnsan, yaşama ve çalışma şartlarına yön verecek ve hükmedecek kadar özgür olabilmelidir."

"Sayın Erbakan, olmayacak hayaller kurardı ve o hayallere inanırdı."