Cemal Süreya

Cemal Süreya

1931 - 1990

Cemal Süreya (asıl adıyla Cemalettin Seber; 1931–1990), Türk şiirinin önde gelen isimlerinden biridir. İkinci Yeni akımının önemli temsilcilerinden olan Süreya, özgün dil kullanımı, lirizmi ve gündelik yaşamla erotizmi buluşturan temalarıyla tanınır. 1950’lerden itibaren yayımladığı şiir kitapları ve düzyazı ürünleriyle modern Türk şiirinin biçemsel ve anlamsal sınırlarını genişletmiştir. En bilinen yapıtlarından biri 1958 tarihli Üvercinka’dır; bu ve sonraki şiir kitaplarında dil oyunları, kısa kesitli imgelem ve duygusal yoğunluk öne çıkar. Şair, aynı zamanda çevirmen ve denemeci olarak da edebiyat alanına katkı sağlamış, şiirdeki yenilikçi tavrıyla hem çağdaşlarını hem de sonraki kuşakları etkilemiştir. Yazılarında samimi bir üslup, zaman zaman mizah ve ironiyi harmanlayan bir anlatım görülür. Cemal Süreya’nın şiirleri Türkçe edebiyatın kanonunda yer edinmiş; okullarda, edebiyat incelemelerinde ve şiir çalıştaylarında sıkça referans verilmiştir. Kısa biçimde güçlü duyguları aktarma yeteneği ve dilde yarattığı estetik kaygılar, onun kalıcı bir şair olarak anılmasını sağlamıştır.

Sözler (56)

"Uçmak için kuş olmak gerekmiyor, Küçük sevinçler olsun yeter."

"Biz hepimiz yeni kalmak istedik. Bizim için yenilik, öbür öğelerden baskın bir öğe oldu hep."

"Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur."

"Yürüyor muyduk, Yoksa bir doğa parçasının Altını mı çizdiriyorlardı bize?"

"Ölüm mü, bir gölün dibinde durgun uykudasın. Denizler? Tanrılar karıştırır durur denizleri..."

"Kim istemez ki mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?"

"Garson Şarap getir, garsonun hali harap."

"İki kişiyi birden severdim, karnemde sevinç bir aşk iki."

"İkide bir elini başına götürüp rüzgârda dağılan yalnızlığını düzeltiyorsun."

"Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü; Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez."

"Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım, bu böyle pek de kolay değil gerçi..."

"Yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey."

"Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor, nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini..."

"Şurda 'senin gözlerindeki o bakımsız mavi'; güzel laflı İstanbullular..."

"Senin bir havan var beni asıl saran o. Onunla daha bir değere biniyor soluk almak."

"Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük..."

"Saat 12'den sonra her içki Şaraptır."

"Öyle bir sihirbazdın ki; beni bile kaybettin."

"Önce sevdiğiniz terk eder sizi, arkasından uykunuz.. Sonra ne sevdiğiniz gelir geri, ne de uykunuz...."

"Niye mi koşarsın böyle ufka doğru. Pir Sultan mı ısmarladı seni, Kızılırmak'tan öte Sivas'a doğru."