Charlie Chaplin
1889 - 1977
Charlie Chaplin (d. 1889, Londra – ö. 1977, Cenevre), sessiz film döneminin en ikonik figürlerinden biri olarak sinema tarihine geçti. Müzik holü geçmişinden yetişen Chaplin, “Little Tramp” (Küçük Serseri) adlı karakteriyle hem komedi hem de insanî drama arasında özgün bir denge kurdu; oyunculuk, yönetmenlik, senaristlik ve bestecilik yaparak filmlerinin hemen her aşamasına katkıda bulundu. Chaplin’in erken dönem başarılı yapımları arasında The Kid (1921) ve The Gold Rush (1925); daha sonraki dönem eserleri arasında City Lights (1931), Modern Times (1936) ve The Great Dictator (1940) yer alır ve bu filmler toplumsal eleştiriyle evrensel mizahı birleştirdi. 1919’da Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D.W. Griffith ile birlikte United Artists stüdyosunu kurarak sinema endüstrisinde yapımcı kimliğini de güçlendirdi. Soğuk Savaş dönemi siyasi baskıları ve göçmenlik meseleleri nedeniyle 1952’de Amerika’dan ayrılmak zorunda kalmış, 1972’de kendisine verilen Onursal Akademi Ödülü’nü almak için ülkeye geri döndüğünde uluslararası bir kutlama yaşanmıştır. Şöhreti sadece döneminin değil sonraki kuşakların da sinemasal anlatı ve performans anlayışını etkiledi; yönetmenlik, fiziksel komedi ve hikâye anlatımında bıraktığı miras günümüzde de akademik ve popüler çalışmaların odağındadır.
Sözler (8)
"Şarlo, tekellerin soğuk ve bürokratik yapılar olarak temel renk oldukları bir dünyada bir sevimli Don Kişot'tur. Farkı, ikincisinin saldırgan ve alık ve Şarlo'nun savunmacı ve kurnaz olmasındandır. — …"
"Charlie Chaplin de İki Savaş arası zamanın yüzü'dür ve peki nedir? Chaplin'de insanın son direnişini, çırpınışını, çaresizliği nedeniyle kurnazlığını, görüyorum. Charlie, ekonomik ve teknolojik açıdan…"
"Politik açıdan, ben bir anarşistim. Devletlerden, kurallardan ve esaretten nefret ediyorum. Hayvanları kafeste görmeye tahammülüm yok. İnsanlar özgür olmalılardır.[https://books.google.com.tr/books?id…"
"Benim geçmişteki ve halen sürmekte olan en müthiş günahım geçerli görüşlere uymayan bir kişi olmaktır."
"Ben, tek bir şey olarak kalacağım, sadece tek bir şey olarak; o da bir palyaço. O, beni herhangi politikacıdan daha yükseğe ulaştıran bir uçak.Observer (Londra), 28 Eylül 1952"
"Ben bir politikacı değilim ve benim politik kesinliklerim yoktur. Ben bir bireyim ve özgürlüğe inanırım. İşte benim politik görüşümün tümü budur. Diğer yandan ben, aşırı bir vatansever de değilim. Aşı…"