Charles Baudelaire

Charles Baudelaire

1821 - 1867

Charles Baudelaire (1821–1867), 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en etkili ve tartışmalı figürlerinden biridir. Paris'te doğan Baudelaire, modern yaşamın çelişkilerini, kentin yabancılaştırıcı etkilerini ve estetik arayışları şiirlerinde yoğun biçimde işlemiştir. 1857'de yayımlanan Les Fleurs du mal (Kötülük Çiçekleri) adlı şiir kitabı, güzellik ve yozlaşma, melankoli, erotizm ve ölüm temalarını bir araya getirerek çağının ahlaki normlarını zorlamış; kitap hakkında açılan dava sonucunda bazı şiirlerin çıkarılması kararı alınmıştır. Bu eser, sembolizm akımının gelişmesine doğrudan katkıda bulunmuş ve modern şiirin temellerinin atılmasında belirleyici olmuştur. Baudelaire ayrıca Edgar Allan Poe'nun eserlerini Fransızcaya kazandırmış önemli bir çevirmen ve sivri dil bir sanat eleştirmenidir. Müzik, resim ve edebiyat üzerine yazıları döneminin estetik tartışmalarını şekillendirmiştir. Sağlığı 1860'larda bozulmuş, 1866'da felç geçirip kısmi felç ve görme sorunları yaşamıştır; 31 Ağustos 1867'de Paris'te ölmüştür. Edebi mirası, sembolist poetsel dilsel buluşları ve modernitenin karanlık yönlerini estetikleştirmesi dolayısıyla 19. ve 20. yüzyıl edebiyatı üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır.

Sözler (27)

"Soyutlamanın dışında herhangi bir şeye yönelen heyecan bir zayıflık ve hastalık belirtisidir."

"Bu korkunç kitaba bütün düşünce ve yüreğimi, bütün dinimi, bütün tiksintimi koydum."

"Saygıya değer üç varlık var: rahip, savaşçı ve ozan. Bilmek, öldürmek ve yaratmak. Öteki insanlar angaryacı sürüsüdür, ahir için yaratılmıştır, meslek denilen şeyleri uygulamak için."

"Tanrı hükmetmek için varolmaya ihtiyaç duymayan tek şeydir."

Din

"Şeytanın en büyük hilesi, var olmadığına dair seni ikna etmesidir."

Din

"Sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman; Deniz aynandır senin, kendini seyredersin Bakarken, akıp giden dalgaların ardından, Sen de o kadar acı bir girdaba benzersin."

"Kralı gibiyim yağmurlu bir ülkenin, Zengin, ama güçsüz, genç, yine de çok geçkin"

"Hem bıçağım hem de yara! Hem yanağım hem de tokat! Hem kurbanım hem de cellat, Ezen ve ezilen çarkta!"

"Bir tapınaktır doğa, direklerinden akanAnlaşılması güç, karışık sesler duyulurVe kişi, tanıdık gözleriyle ona bakansimge ormanlarından geçirip yola koyulur...Aydınlık gibi geniş ve gece gibi karaO der…"

"Her hastanın yatak değiştirme tutkusuna kapıldığı bir hastanedir bu yaşam. Kimi soba karşısında çekmek ister acısını, kimi pencere kıyısında iyileşeceğini sanır. Bana gelince, hep bulunmadığım yerde r…"

"Zamanın inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamasıına! Şarapla, Şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz."

"Hiçbir zaman, hiçbir yerde rahat edemem, her zaman da bulunduğum yerden başka bir yerde daha iyi olacağımı sanırım."

"Ne kötü şeydir öğretmenlerini değerlendirip yargılayabilen ve onlardan üstün olduğunun farkında olan bir çocuk olmak!"

"Cinayet üzerine çok görkemli imparatorluklar, yalan dolan üzerine çok soylu dinler kurulabilir."

"Ölüm düşüncesi ben de hep yaşam düşüncesiyle birlikte oldu. Yaşamdan acıyla tat aldım."

"Başlamaya cesaret edilemeyen iş dışında hiçbir iş uzun değildir. İş böyle kabusa dönüşür."

"Bir hayli dinler gördük, andıran bizimkini, Hepsi merdiven kurmuş, göklere tırmanıyor."

Din

"Bugün herkes hükmetme sevdasına tutulduğu için kimse kendini yönetmeyi bilmiyor."

"Kötülük zahmetsizce işlenir, iyilik ise daima bir çeşit sanat ürünüdür."

"Bu dünyada her şey suç saçar: gazete, duvarlar ve insanın yüzü."