Thomas Hobbes
1588 - 1679
Thomas Hobbes (1588-1679), erken modern dönemin en etkili İngiliz siyaset filozoflarından biridir. 5 Nisan 1588'de Westport (Malmesbury yakınları), Wiltshire'da doğdu ve Oxford Üniversitesi'nin Magdalen Hall'unda öğrenim gördü. Genç yaşta özel öğretmenlik ve kâtiplik yaparak entelektüel çevrelerle ilişkiler kurdu; İngiltere ve Avrupa'da kaldığı süre boyunca bilim, matematik ve klasik çalışmalara ilgi duydu. İngiliz İç Savaşı sırasında ve sonrasında Cavendish ailesi gibi soylu ailelere hizmet eden Hobbes, siyasi çalkantılar içinde fikirlerini geliştirip yazıya döktü. 1679'da Londra'da öldü. Felsefi üretimi, mekanik materyalizme ve rasyonalist akıl yürütmeye dayanır; insan doğasını temelde çıkar ve korku ile açıklamıştır. En ünlü eseri Leviathan (1651), insanların doğa hâlinde birbirlerine karşı eşit ve savunmasız olduklarını, barışı sağlamak için ortak bir egemenlikten (egemenin mutlak otoritesi) kaçınılmaz olarak sözleşme yapacaklarını ileri sürer. Hobbes'un siyaset kuramı, doğal durum, sözleşme kuramı ve egemenlik kavramları aracılığıyla modern siyaset felsefesi ve uluslararası ilişkiler teorileri üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Hem mutlak otoriteyi savunması hem de seküler, devlet merkezli bir siyaset anlayışı savunması nedeniyle uzun süre tartışma konusu olmuş, ancak günümüzde hukuk, siyaset teorisi ve etik tarihindeki merkezi figürlerden biri olarak kabul edilir.
Sözler (9)
"İnsanlar, herkesin eşit ve hür olduğu dönemde veya savaş halinde iken korku içinde yaşamakta olduklarından aralarında bir sözleşme yaparak devleti kurdular."
"Her suçun kökeni, ya algıdaki bir sorun; ya sebeplendirmedeki bir sorun; ya da ani bir tutku nöbetidir"
"Halkı disiplin ve barış içinde tutmak isteyen kurucularının dine dair getirdiği kuralların kabul görmesi için bunların kendilerinden değil de bir tanrıdan ya da insan üstü bir varlıktan kaynaklandığı …"
"Görünmeyen şeylere duyulan korku, herkesin kendi içinde din diye bellediğinin doğal tohumudur."
"Eğer bir insan size tanrı ineği konuşturdu derse ve siz de ona inanmazsanız aslında bu sizin tanrıya inanmadığınızı değil o lafı konuşan kişiye inanmadığınızı gösterir."
"Bir mülkiyet söz konusu olmayacaktır, benim-senin ayrımı olmayacaktır; sadece gücü olan insan istediğini alabilecektir."