Kürşad Tüzmen
1958 - günümüz
Kürşad Tüzmen, Türkiye'de dış ticaret ve ekonomik politika alanında öne çıkan bir siyasetçi ve bürokrat olarak tanınır. Kamu sektöründe ve özel sektörde edindiği deneyimlerle, dış ticaretin teşvik edilmesi, ihracatın çeşitlendirilmesi ve ekonomik diplomasi konularında çalışmalar yürütmüştür. Mesleki faaliyetleri sırasında kurumsal yapılar ve ticaret politikaları üzerine yoğunlaşmış, farklı platformlarda Türkiye'nin dış ticaret çıkarlarını savunmuştur. Siyasi kariyerinde özellikle dış ticaret odaklı görevlerde bulunan Tüzmen, 2000'li yıllarda hükümet düzeyinde sorumluluklar alarak ihracat destekleri, pazar erişimi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik programların uygulanmasına katkı sağlamıştır. Görevleri süresince kamu-özel sektör işbirliklerini güçlendirme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin dış pazarlara açılmasını teşvik etme ve teknik ticaret müzakerelerinde aktif rol alma gibi alanlarda etkin olmuştur. Siyasi görevleri sonrasında danışmanlık, sektör ilişkileri ve zaman zaman medya ve konferans katkıları aracılığıyla dış ticaret gündemine yönelik görüşler sunmaya devam etmiştir. Çalışmaları, Türkiye'nin ihracat kapasitesinin artırılması ve dış ticaret politikalarının kurumsallaşması yönünde pratik odaklı adımlar atılmasına hizmet etmiştir.
Sözler (12)
"Siyasetçi olamadım ki hiçbir zaman. Siyaset, çok severek yapılmalı. Vatandaşa hizmeti seviyorum ama siyaset adına yalan söylemek bende yok."
"Silahı erkek adam taşıdığı zaman bir adabı var; çıkardınız mı vurmanız lazım. Bunlar, delikanlığın âleminin özel kurallarıdır."
"Hayır. Çünkü ben vurduğumda insan ölür. Özel yetiştirilmiş olduğum için hesaplı davranmam lazım."
"Dövüş benim sanatım, o zaman görürsünüz. İçimde bir kaplan var. Canı isterse dışarı çıkar, o an ikisi de yerdedir. Kaç dakika sürer? Beş-altı dakikada ikisi birden yerde."
"Doğru. Mahşer pezevengi gibi oluyorlar. Ulan 60 yaşındasın, saçların simsiyah. Ne oluyor? Saçlarımı boyamayacağım ama AB’ye girince bıyıklarımı keseceğim."
"Çok iyi silah atarım. Bombalandık, tarandık, kurşun yaralarım var. Kimseye göstermedim ama size gösteririm. Kaç kere ölümden döndüm."
"Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. Deliysem deliyim. Deliliğimi kabul ediyorum. Ama benimki faydalı delilik. Zekayla delilik arasında çok ince bir çizgi vardır."
"Annem dişi aslan ama ben kaplan doğdum."