John Locke

John Locke

1632 - 1704

John Locke (1632–1704), İngiliz filozof, hekim ve siyaset kuramcısıdır. Somerset, Wrington yakınlarında doğmuş, Oxford Üniversitesi’nde (Christ Church) öğrenim görmüş; aynı zamanda tıp, doğa felsefesi ve siyaset üzerine çalışmalar yapmıştır. Locke’un felsefesi deneyimci (empirist) temeller üzerine kuruludur; insan zihninin doğuştan fikirlerle değil, deneyimle şekillendiğini öne süren tabula rasa kavramıyla tanınır. En önemli felsefi eseri "An Essay Concerning Human Understanding" (1690) bilgi kuramı ve zihnin işleyişine dair kapsamlı analizler içerir. Siyaset felsefesinde Locke, bireysel haklar, mülkiyet hakkı ve hükümetin meşruiyetinin rızaya dayandığı görüşleriyle modern liberal düşüncenin temel taşlarını atmıştır. "Two Treatises of Government" adlı yapıtında mutlak monarşiye karşı çıkarak hukukun üstünlüğü ve toplumsal sözleşme fikirlerini geliştirmiş, bu yaklaşımlar 18. yüzyıl aydınlanma hareketini ve Amerikan ile Fransız devrimlerinin fikirsel zeminini etkilemiştir. Locke ayrıca dinî hoşgörü, eğitim ve ekonomi üzerine pratik önerilerde bulunmuş; 1680’lerin sonlarında Hollanda’da sürgünde kalmış, Glorious Revolution sonrasında İngiltere’ye dönmüştür. 1704 yılında Oates, Essex’te ölmüştür ve eserleri çağdaş siyaset bilimi, etik ve epistemolojide kalıcı bir etki bırakmaya devam etmektedir.

Sözler (32)

"Akıl, bence insan zihninin algılar veya düşünme gibi doğal yeteneklerini kullanarak elde ettiği fikirlerden yapılan çıkarımlarla eriştiği önermelerin ya da doğruların kesinliğinin veya olasılığının bi…"

"Mutluluk ve mutsuzluk son sınırlarını bilmediğimiz iki durumdur."

"Felsefe bütün düşüncelerimizin duyumlarımızla, gerçek alemden geldiğini kanıtlamaktır."

"Hiçbir insanın bilgisi, edindiği tecrübenin ötesine geçemez."

"Her insanın kendi kimliğinde mahfuz bir mülkiyeti vardır. Buna kendi dışında hiç kimsenin bir hakkı yoktur. Bedeninin emeği, ellerinin işi tamamen kendisine aittir."

"Hepimiz dünyayı gerçekte olduğu gibi değil, kendi ön yargılı algılarımız ile gözlemleriz. Dolayısıyla, gerçekten bilebileceğimiz tek şey kendimiziz."

"Aranmadan ansızın akla gelen düşünceler çoğunlukla en değerli olanlardır ve bu yüzden korunmalıdırlar; çünkü nadiren tekrar gelirler."

"İnsan zihninde, doğuştan gelen hiçbir bilgi ve düşünce yoktur. Bildiğimiz şeylerin temelinde duyu ve deneyimler vardır."

"Tuhaf , biz insanlar bukalemun gibiyiz. Ahlaki değerlerimizin rengini, çevremizdekilerin kine bakarak seçiyoruz."

"Eğer devlet vatandaşlarının haklarını korumazsa, geriye uygun tek bir cevap kalıyor. "Neymiş o?" "Devrim."

"Doğuştan bilgi yoktur ve insan zekası doğduktan sonra dolmaya başlayan bomboş bir levha tabulası dır."

"İkna etmek bir şeydir, emretmek ise başka bir şey; biri tartışmalarla kabul ettirilir, diğeri cezalarla."

"Aynı anılara sahipseniz, bu anılar farklı bir bedene iliştirilmiş olsa bile, aynı kişi olabilirdiniz."

"Birey bir otoritenin veya rahibin yargılarına değil, kendi yargılarına güvenmelidir."

"Hiç bir insanin bilgisi öğrenmiş ve görmüş geçirmiş olduğunun ötesine geçemez."

"Moda çoğunlukla insanların zenginliklerini gösterişinden başka bir şey değildir."

"Herkesin asıl ve ilk uğraşı , kendi kişiliği daha sonra ise toplum barışı olmalıdır."

"İnsanların siyasi topluma girmelerinin nedeni mülkiyetlerinin korunmasıdır."

"Her şey, zevk ve acı vermesi bakımından iyi ya da kötü olarak adlandırılır."

"Çocuklar işittiklerinden çok gördüklerini anlar ve daha esaslı davranırlar."