Mary Wollstonecraft
1759 - 1797
Mary Wollstonecraft (1759–1797), İngiliz yazar, filozof ve siyasal düşünür olarak modern feminist düşüncenin öncülerindendir. 1759 yılında Londra yakınlarındaki Spitalfields'ta doğdu; genç yaşta ailevi güçlüklerle karşılaştı ve öğretmenlik, yazarlık gibi çeşitli işler yaptı. En bilinen eseri 1792 tarihli "A Vindication of the Rights of Woman" (Kadın Haklarının Savunusu) olup, eğitim eşitliği, cinsiyet temelli baskıların eleştirisi ve kadının kamusal hayata katılımı konusunda güçlü argümanlar sunar. Bu eser, aydınlanma çağının temel özgürlük ve akıl ilkelerini kadın hakları bağlamında uygulamasıyla dikkat çeker. Wollstonecraft aynı zamanda politik makaleler, romanlar ve seyahat yazıları da kaleme aldı; Fransız İhtilali ve çağdaş siyaset üzerine yorumlarıyla da tanınır. Kişisel yaşamı, özellikle evlilik öncesi ilişkileri ve düşünsel bağımsızlığı, ölümünden sonra da tartışma konusu oldu; 1797'de oğlunu doğururken geçirdiği komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetti. Kızı Mary Shelley, ünlü Frankenstein romanının yazarı olarak edebiyat tarihinde ayrı bir yer edinmiştir. Wollstonecraft'ın fikirleri, 19. ve 20. yüzyıl feminist hareketleri için entelektüel bir temel sağlayarak, eğitim reformu ve cinsiyet eşitliği tartışmalarında kalıcı bir miras bırakmıştır.
Sözler (51)
"Bazen kadınlar zaafları ile iftihar edip, erkeklerin zaafları ile oynayarak güç kazanırlar. Fakat geçici kazançlar için erdemin ve bir saatlik başarı için yaşamın saygınlığı feda edilir."
"Çocukluktan itibaren, güzelliğin kadının hazinesi olduğu öğretilince zihin bedene göre biçimlenir ve altın işlemeli kafesinin içinde dolanarak yalnızca hapishanesini sever."
"Hakim kanat tarafından kadının içine düşürüldüğü bayağılığın, endişelerin, üzüntülerin çeşitliliğinin izini sürmek, bitmeyen bir görev olacaktır."
"Yazık! İnsanlar neden niteliklerini hayvanlarda görülenlerden üstün tutup böbürlenirler, bu onları sadece daha bağımlı varlıklar yapar. Güdülerimiz yalnızca açlık, susuzluk ve arzusuyla sınırlı olsayd…"
"Servet sahibi bir insan, erdemli bir insandan daha fazla saygı görüyorsa, insanlar erdemden önce servet peşinde koşacaktır. Akıllarına değil, güzelliklerine ilgi gösteriliyorsa, kadınların zihinleri e…"
"İnsanlar görevlerini bir yana bırakıp kendilerini dine verdiler diye, bu dünyada yaşadığı hayal kırıklıklarını, gelecek bir dünyada hayali şatolar inşa ederek telafi etmeye çalışıyorlar diye ahlaklı o…"
"Eğer bir toplum bireylerinin yarısı köle konumunda tutuyorsa, bir toplumda yaşayanların yarısı öteki yarısının kölesiyse, o toplum özgür toplum olamaz, o toplum uygarlaşamaz."
"Haksızlığa sabırla katlanan ve hakaretlere sessizce göğüs geren bir varlık kısa zaman içinde adil olmaktan çıkacak, doğruyu yanlıştan ayıramaz olacaktır."
"Erdem ya da anlayıştan yoksun kadınların yüceltilmesine son verilmedikçe, saflığın erkekler dünyasında da asla hakim olamayacağını söylüyorum."
"Kadınların düşünceleri hep kendilerine odaklanır; Böyle bir durumda en çok değer verdikleri şeyin kendileri ve görünüşleri olmaları şaşırtıcı mıdır?"
"Bir insanı barbarlığa mahkûm ettiklerinde, onun her an acımasız bir canavar olarak karşılarına çıkabileceğini de göze alıyorlar demektir."
"Tüm insanlar kendilerinin üstündeki sınıfın yaşam tarzına sahip olmak isterler; bu hırs beraberinde yalnızca kötülük getirebilir."
"Eğitimde öğretilmesi gereken son şey, genç insanların, kadınlar ve erkekler olarak birbirleriyle nasıl ilişki kuracakları olmalıdır."
"Saygınlık mülkiyete göre gösterildiğinden, bir sınıf diğerini ezer; Mülk de bir kez edinildiğinde, yetenekleri ve erdemi ezer."
"Yoksulluğun kötülükten daha fazla utanç veren bir özellik olduğu bir toplumda ahlak diye bir şeyden söz edilebilir mi?"
"Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır."
"Çocuklar annesiyle babası arasında bir arkadaşlık ilişkisi kurulmadıkça, hiçbir zaman doğru şekilde eğitilemezler."
"Kendine ait hiçbir şeyi olmayan bir varlık nasıl cömert olabilir? Özgür olmayan bir varlık nasıl erdemli olabilir?"
"İnsanlar genel olarak akıllarını önyargılarını söküp atmak için değil, onları meşrulaştırmak için kullanıyorlar."
"Kadının zihni onun güzelliğine tercih edilmedikçe, düzgün bir eğitim sistemi de asla kurulamayacaktır."