Abdi İpekçi
1929 - 1979
Abdi İpekçi (1929–1979), Türk gazeteciliğinin önde gelen isimlerinden biridir. 20. yüzyılın ikinci yarısında gazetecilik, yayıncılık ve kamuya yönelik fikir üretimi alanlarında etkin rol oynamış; Milliyet gazetesi gibi önemli yayınlarda editörlük ve yöneticilik yaparak Türkiye kamuoyunda etkili bir figür haline gelmiştir. Mesleğinde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü temalarını sıklıkla savunmuş; araştırmacı habercilik anlayışı ile tanınmıştır. İpekçi'nin mesleki duruşu ve toplumsal etkisi, 1 Şubat 1979'da İstanbul'da uğradığı suikast ile trajik bir biçimde son buldu. Cinayet, Türkiye'de basın özgürlüğü, siyasal şiddet ve demokratik yaşam üzerine geniş tartışmalara yol açtı; İpekçi'nin adı ve mirası kamu hafızasında uzun süre canlı kaldı. Ardından gelen anma etkinlikleri, ödüller ve akademik değerlendirmeler, onun gazetecilik etiği ve toplumsal sorumluluk vurgusunun bir devamı niteliğindedir.
Sözler (19)
"Harf inkılabı Atatürk inkılaplarının en ilerisinde olanıdır. İnkılaplarda benim kanaatimce en ileri iki tanesi vardır: Biri harf inkılabıdır, biri de kadınların cemiyete girmesi, kadın hürriyetidir. B…"
"Siyaset adamları nereden, hangi kültürden gelirse gelsin siyası bir silah olarak tesirli bir unsur olan din faktörünü, ilim namı altında, siyaset namı altında cemiyetin nizamı meselesi şeklinde kullan…"
"Aklımın erdiği kadar reyimi kullanıyordum. Kanunun anayasaya uygun olup olmadığını, memleketin bir dikta rejimine götürülüp götürülmediğini, tek parti sistemine devlet idaresinin sürüklendiğini fark e…"
"Atatürk bir doktrin adamı değildir. Atatürkçülük doktriner bir tez değildir. Kendi janrında da elektrik olmakla beraber, 20. yüzyıl için orijinal olan bir sistemi ortaya atmıştır."
"Elbette yeni çareler, yeni formüller, yeni metotlar bulunacaktır. Ama yol olarak, yön olarak bize yöneltilen rasyonalist kafayı muhafaza etmek şartıyla."
"Yaşamakta olduğumuz günler göstermektedir ki, güçlü liderler ne kadar yaşlanırsa yaşlansınlar siyasetten ayrılmaları kolay olmamaktadır."
"Bilimin ve sağduyunun esas prensiplerinin daima rehber ve kılavuz olduğu bir zihniyet taşımıştır."
"Olur mu böyle olur mu Kardeş kardeşi vurur mu Kahrolası diktatörler Bu dünya size kalır mı?"