Abdülhak Hamit Tarhan

Abdülhak Hamit Tarhan

1852 - 1937

Abdülhak Hâmit Tarhan (1852–1937), geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen şair, oyun yazarı ve devlet adamlarından biridir. İstanbul doğumlu olan Tarhan, Batı edebiyatı ve özellikle Fransız romantizminin etkisiyle Osmanlı şiirinde duygusal yoğunluğu, bireysel tasavvuru ve modern anlatım biçimlerini öne çıkaran eserler vermiştir. Hem lirik şiirde hem de dramatik türde yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınır; şiirlerinde aşk, ölüm, yalnızlık ve metafizik kaygılar sıkça işlenir. Tarhan, aynı zamanda diplomasi kariyeri nedeniyle yurt dışındaki kültürel etkileşimlerden doğrudan etkilenmiş ve bu deneyimleri şiirleri ile oyunlarına taşımıştır. En çok bilinen yapıtı olan "Makber", yakınlarının ölümü üzerine yazdığı ve yas-mateme dair derin bir sorgulama içeren uzun şiir/leyla olarak edebiyat tarihinde özel bir yere sahiptir. Edebi üretimi, geleneksel divan ve halk şiiri unsurlarını Batı formlarıyla harmanlayarak Türk edebiyatının modernleşme sürecine katkıda bulunmuştur. Tarhan, yaşamı boyunca hem devlet hizmetinde hem de edebî sahada etkin kalarak sonraki kuşak şair ve yazarlar üzerinde belirgin bir etki bırakmıştır.

Sözler (18)

"Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir. Bir çocuk belki en büyük bir şeydir."

"Siyasiyat ile iştigal edenlerin hissiyat ile alakaları kalmaz."

"Eyvah! ne yer, ne yar kaldı, Gönlüm dolu ahu zar kaldı."

"Namuslu bir insanın verdiği söz, yemin yerine geçer."

"Kötülere iyilik etmek, iyilere kötülük etmekle birdir."

"Kullanmasını bilenlerin elinde zehir de bir ilaçtır."

"Hak yiyen insan, kan içen insana özğüdür."

"Ne ararsan bulunur, derde devadan gayri."

"Gönül bir binadır ki, mimarı muhabbettir."

"Ne çare; insan hayalsiz yaşayamaz."

"Vatan ağlıyorken gülmek yasaktır."

"Eğitimli bir insan ahlaksız olamaz."

"Para mabud ve bankalar mabed."

"Deha, ebediyetlerin silsilesidir."

"Felaket gibi hoca az bulunur."

"Yüzsüzlük, örtü istemez."

"Rezalet, fazilet olamaz."

"Felaket, zekayı eğitir."