Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu

1940 - 1987

Cahit Zarifoğlu (1940–1987), Türk edebiyatının postmodern ve mistik izler taşıyan önemli şair ve yazarlarından biridir. Şiir, deneme, çocuk edebiyatı ve kısa öykü alanlarında üretken bir kariyere sahip olan Zarifoğlu, dili özenle işleyen, imge ve metafor kullanımıyla dikkat çeken bir üsluba sahiptir. Eserlerinde bireysel varoluş, maneviyat, toplum ve ahlaki sorumluluk temalarını işlerken, hem geleneksel Türk edebiyatı unsurlarına hem de modernist söylemlere atıflarda bulunmuştur. Zarifoğlu, edebî üretiminin yanı sıra genç kuşaklar üzerinde de etkili olmuş, şiir anlayışı ve dünya görüşü pek çok yazar ve şair tarafından tartışılmıştır. Yazıları samimi, zaman zaman didaktik bir ton taşısa da dildeki lirizm ve metaforik derinlik eserlerini yaşayan kılmıştır. Türk edebiyatı araştırmalarında ve lise düzeyindeki edebiyat derslerinde eserlerine sıkça değinilen Zarifoğlu, üretimi ve etkisiyle çağdaş Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biri olarak anılmaktadır.

Sözler (29)

"Alnı secdeye inen insanların sesleri birbirine bağlanabilirse, ancak o zaman sokaklar, meydanlar ardına kadar açılır."

Din

"Adam, acı mümkün olduğu kadar kendi içine aksın diye yüzünü önüne eğmişti."

"İnsan, gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz? Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlılarınki kadar yürekleri dolu."

"Birbirimizle içimizden konuştuk. Ben onunla içimden konuşuyordum."

"Pencereden bakınca toprak ve ağaç görünmeli. Hava tertemizdir, yakınlarda sağlıklı bir dere akmaktadır. İnsan; tabiattaki insan ve eşya dengesine bakarak ve inanç içinde yastığa başını emniyetle koyar…"

"İnsan da dahil eşyaya duyulan sevgi kelimeyledir. Onunla başlar, “birden sevdim” deriz ya da “çok seviyor” deriz. Bakın kelimesiz anlıyamıyoruz bu sevgiyi ve bu sevgi, kelimeleri hangi terkip içinde k…"

"Gerçek olmasa bile cesaret ölümü korkulacak olmaktan çıkarabiliyor."

"Denmiştir ki küfrün sürüp gitmesi mümkündür de zulmün istikbali yoktur. O muhakkak sükut eder, zalimler cezalarını bulur."

"Televizyon bir şamardır. Hem de kendi hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar."