Murathan Mungan

Murathan Mungan

1955 - günümüz

Murathan Mungan, 21 Nisan 1955'te İstanbul'da doğmuş, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Şair, oyun yazarı ve romancı olarak tanınan Mungan, özellikle şiirleri ve tiyatro eserleriyle edebiyat dünyasında kendine özgü bir yer edinmiştir. Mungan, Mardin kökenli bir aileden gelmektedir ve bu kültürel zenginlik eserlerinde sıkça kendini göstermektedir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden mezun olan yazar, edebiyat kariyerine şiirle başlamış ve ardından tiyatro oyunları, romanlar ve hikâyelerle devam etmiştir. En bilinen eserleri arasında 'Troyalılar', 'Mahmud ile Yezida', 'Yaz Geçer', 'Cenk Hikayeleri' ve 'Paranın Cinleri' bulunmaktadır. Eserlerinde bireysel ve toplumsal meseleleri, kimlik arayışlarını, aşkı ve insan ilişkilerini derin bir şekilde işler. Murathan Mungan, Türk edebiyatında modern ve postmodern unsurları birleştiren özgün bir yazar olarak kabul edilir.

Sözler (92)

"Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek."

"Değişen durumlara göre bazen çok iyi, bazen çok kötü bulduğum bir medeni halim var; bekarım."

"Kimdi giden kimdi kalan, aslında giden değil kalandır terk eden, giden de bu yüzden gitmiştir zaten."

"Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu olur; çünkü ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır!"

"Birini adam gibi sevmek; aldanmayı, ağlamayı hatta yalnız kalmayı göze almak demektir."

"Aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım dağılıp gitti herkes... İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde."

"Sevdiklerimizin hayatına ya erken girer ya geç kalırız. Bütün aşk dramları da bundan doğar zaten."

"Sen bildiğim gibi kalmadın ama ben unuttuğun gibiyim hala."

"Ardından mırıldandığım şiir şimdi başkalarının dudaklarında göçebe."

"Kimse benim kadar sevmedi." diye bağırıyordu adam. Gözlerin geldi aklıma. Gülümsedim, geçtim."

"Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur."

"Can kırıkları, cam kırıkları gibi değildir. Öyle süpürünce gitmez; içinde kalır, aklına geldikçe de batar."