Ebu Hanife

Ebu Hanife

Ebu Hanife (tam adıyla Nuʿmân ibn Thâbit, genellikle 699–767 olarak verilir) erken İslam hukukunun en etkili simalarından biridir. Kufe çevresinde doğduğu ve ticaretle uğraşan bir aileden geldiği kabul edilen Ebu Hanife, dinî ilimlerde eğitim görerek özellikle fıkıh (İslam hukuku) ve usul alanlarında ün kazanmıştır. Kendi neslinden gelen talebeleri aracılığıyla öğretilerini sistemleştirmiş ve bu öğretiler sonraki yüzyıllarda geniş coğrafyalarda yayılarak kurumsallaşmıştır. Hanafi mezhebinin kurucusu olarak anılan Ebu Hanife, kıyas (analojik akıl yürütme) ve istihsan (hukuki istisna) gibi yöntemlerin uygulanmasında belirgin bir yaklaşım geliştirmiş; usul al-fıkh literatürüne katkıları sayesinde mezhep geleneğinin şekillenmesinde merkezi bir rol oynamıştır. En tanınmış öğrencileri arasında Abu Yusuf ve Muhammad al-Shaybani bulunur; bu öğrenciler aracılığıyla Ebu Hanife görüşleri hem Abbâsî coğrafyasında hem de sonraki İslam devletlerinde hakim mezhep anlayışlarından biri haline gelmiştir. Bazı tarihî kaynaklar yaşamının son döneminde siyasi baskılarla ilişkilendirir; genel kabul gören tarihî çerçeveye göre 767 civarında Bağdat'ta vefat etmiştir. Eserleri ve yöntembilimsel yaklaşımı, Osmanlı, Safevi ve Mughal gibi büyük İslam hukuk geleneklerinde uzun süre etkili olmuş, günümüzde de Hanefi fıkhı yaklaşık dünya çapında milyonlarca Müslümanın hukuk pratiğini şekillendirmeye devam etmektedir.

Sözler (89)

"Peygamber aleyhisselâma çok salavat getir. Çünkü bu, O’nun şefaatinin peşin ücretidir."

Din

"Yolda karşılaştığın her Müslüman'a selam ver. Hayır ehlini sev, şer ehlini de idare et."

Din

"Gücün yettiği kadar, halktan bahsetmek suretiyle onları aleyhine döndürme. Ya zikirle sus, yahut da konuşurken malayani şeylere girme. Her fuzuli işten kendini dizginle."

Din

"Kendini insanlardan ihtiyaçsız bırakmak ve çoluk çocuğunun nafakasını elde etmek için çalış. Doğru ve güzel alış veriş yap. Malının ayıbını gizlemek suretiyle milleti aldatma."

Din

"Allah Teâlânın sana vermiş olduğu mal, rızık ve makamla kanaat et, pek hırslı olma. İnsanoğlu mal, rızık ve makamından dolayı zulmeder. Sen ise bu nimetlerle zulmü ortadan kaldırmaya çalış."

Din

"Nefsinden intikam al. Nefsin için kimseden intikam alma. Yani, başkaları hakkında insafla davran. Kimsenin hakkına tecavüz etme, amma kendi hakkından feragat et. Bu, benim ahlakımdır."

Din

"Dinde veya dünyada kendisine muhtaç olduğun kimseden başkasıyla arkadaşlık yapma. Muhtaç olduğun kimseye karşı da basîret üzere davran."

Din

"Cehaleti terk et. Ölünceye kadar fıkıh ilmi öğren. Çünkü, fıkıh ilmini bilene hadîs-i şerîfte müjde vardır: “Allah Teâlâ kime hayır murad ederse, onu dinde fakih kılar.” Yani, helal haram ilmini güzel…"

Din

"Haramdan sakınmak ve emirleri yerine getirmekten ibaret olan takvâyı sermaye yap. Zahiri duygularını haramdan sakındırdığın gibi, kalbini de harama sirayet edebilecek düşünce ve vesveselerden, bozuk n…"

Din

"Bu öğütlerime sarıl ki, Allah'ın izni ile önünde sonunda ondan faydalanasın. Beni de duândan unutma. Ben ancak senin ve Müslümanların maslahatları, yararlanmaları için bu tavsiyeleri yaptım."

Din

"İlim meclislerinde kızma, kendini bilgisizlerle ölçme."

Din

"Bir toplum seni öne geçirmedikçe, ne namazda ne de başka işlerde onların önüne geçme."

Din

"Şu adinin bayağısı olan dünyayı hep hakir gör, geçici olduğunu aklından çıkarma. Allah katında olanın daha hayırlı ve daha kalıcı olduğunu unutma."

Din

"Eşyalarını rastgele insanlara değil, güvendiğin kişilere teslim et. İşlerini de onlara gördür."

"Dünyaya çokça haris olma, gönül zenginliği içinde ol. Fakir olsan bile kanaatkârlığını, gönül zenginliğini ortaya koy."

Din

"Her halukârda beyaz, açık renkli elbise giy."

Din

"Cimrilikten sakın. Aç gözlü ve yalancı olma. Saçmalama. Her işinde mürüvvetini, insanlığını muhafaza et."

Din

"Seninle istişare edenle sen de istişare et, ancak rastgele insanlarla değil, seni Allah'a yaklaştıracağını bildiğin kişilerle."

Din

"İnsanların sırlarını açığa vurma."

Din

"Ezan okunduğunda hemen mescide koş."

Din