Edgar Allan Poe
1809 - 1849
Edgar Allan Poe (1809–1849), Amerikan edebiyatının en etkili ve tanınmış figürlerinden biridir. Boston'da doğmuş, küçük yaşta ailesini kaybettikten sonra Richmond'daki Allan ailesi tarafından yetiştirilmiştir. Gençlik yıllarında İngiltere'de eğitim görmüş, daha sonra Amerikan askeri akademi ve yayıncılık çevrelerinde bulunmuştur. Poe, hem şiir hem de kısa öykü türlerinde yenilikçi bir ses olarak öne çıkmış; gotik öğeler, psikolojik derinlik ve karanlık estetik anlayışı eserlerine damgasını vurmuştur. En ünlü şiiri "The Raven" (1835/1845 basımlarıyla) genişkitlelerin dikkatini çekmiş, kısa öykülerindeki yoğun atmosfer ve zekâsıyla edebî eleştiride kendine özgü bir yer edinmiştir. Poe, modern polisiye kurgunun kurucularından biri sayılır; "The Murders in the Rue Morgue" adlı öyküsüyle dedektif öyküsünün prototipini sunmuştur. Yaşamı boyu mali sıkıntılar, kişisel trajediler ve alkol sorunlarıyla mücadele etmiş; 1849'da Baltimore'da muğlâk koşullar altında ölmüştür. Ölümü, eserlerindeki karanlık temalar ve biyografik ayrıntılar nedeniyle uzun süre tartışma konusu olmuştur. Eserleri, kısa form anlatı, gotik kurgu ve erken dedektiflik türleri üzerinde derin etkiler bırakmış; dünya çapında sayısız çeviri, uyarlama ve akademik çalışmaya ilham kaynağı olmuştur.
Sözler (16)
"Hüzünlü insanlığımızın, bazen en mantıklı bakışla bile cehennem gibi göründüğü anlar vardır."
"Bazı kitapları okurken yazarın düşüncelerine dalıp gideriz, bazılarınıını okurken de kendi düşüncelerimize..."
"Facia kapıya geldiğinde insan gözlerinin, paramparça bir ayna gibi, görüntüleri çoğaltıp acısını her yönde gördüğünü kim bilmez ki?"
"Sinirlerimi böyle geren ve bedenimin büzülüp geri çekilmesine yol açan şey umuttu -her türlü işkencenin üstesinden gelen umut- idam mahkumunun kulağına Engizisyon zindanlarında bile kurtuluşu fısılday…"
"Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere Ben ağlarken, ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha sıkı Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Teki…"