Alan Watts

Alan Watts

1915 - 1973

Alan Watts (1915–1973), İngiliz asıllı bir filozof, yazar ve konuşmacı olarak 20. yüzyılın ortalarında Doğu felsefelerini Batı kamuoyuna tanıtmakla ün kazanmıştır. 6 Ocak 1915'te İngiltere'de doğan Watts, genç yaşlardan itibaren Zen Budizmi, Taoizm ve Vedanta gibi öğretilere ilgi duymuş ve 1930'ların sonlarında Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşerek burada yaşamını ve öğretisini sürdürmüştür. "The Wisdom of Insecurity" (1951), "The Way of Zen" (1957) ve "The Book: On the Taboo Against Knowing Who You Are" (1966) gibi eserleri, Batı'da doğu felsefesine yönelik anlayışı derinleştirip geniş kitlelere ulaştırmıştır. Watts, net ve akıcı söylemi, radyo programları, halka açık konuşmaları ve kayıtlı konferansları aracılığıyla karmaşık metafizik ve mistik kavramları günlük dil ile bağdaştırabilme yeteneğiyle tanındı. 1950'ler ve 60'larda yükselen karşıkültür hareketi üzerinde etkili olmuş, bireysel kimlik, bilinç ve varoluş temalarını ele alan çalışmaları günümüzde de felsefe, din çalışmaları ve popüler düşünce alanlarında referans olarak kullanılmaktadır. Alan Watts, 16 Kasım 1973'te Kaliforniya'da ölmüştür ve mirası hâlen akademik olmayan okur katmanlarında geniş yankı uyandırmaktadır.

Sözler (42)

"Yalnızlığımı başkalarına borçluyum."

"Tüm ışığın kaynağı gözün içindedir."

"Korku, korkudan kaçmak; acı, acıyla savaşmaktır, cesur olmaya çalışmak ise korkmaktır. Eğer zihin acı çekiyorsa, zihin acı olmuştur. Düşünenin kendi düşüncesinden başka bir biçimi yoktur. Kaçış yoktur…"

"Hayat tatlı olduğu için ondan vazgeçmek istemiyoruz fakat ona ne kadar çok dahil olursak o kadar çok tuzağa düşüyor, sınırlanıyor ve hüsrana uğruyoruz."

"Her an bir beklentiye dönüştüğü zaman, yaşam gerçekleştirilmekten yoksun kalır ve ölüm bu beklentilerin sona ermesi gibi geldiğinden, korkunçtur."

"Sadece acı çekmek vardır, çeken yoktur, İş vardır yapan değil Nirvana vardır, onu arayan kimse yoktur, yol vardır, onu kullanan kimse yoktur."

"Ne zaman yalnız kalmak isterseniz size ayrık otu muamelesi yapılır, bu nedenle 'tuhaf insanların umutsuz yoldaşlığına' maruz kalırsınız."

"İnsan sorduğu sorunun yanlış olduğunu keşfedene kadar çözümü olmayan ve aynı zeminde sürekli tekrarlanan bir bilmece gibidir."

"Zihin bir kere tüm korku ve umutları bütün çıplaklığıyla görünce, düşünceden öte bir farkındalık haliyle huzuru kendi içinde bulur."

"Başarmak her zaman başarısızlığa uğramaktır. Çünkü kişi bir şeyde başarılı oldukça daha çok başarılı olma gereksinimi doğacaktır."

"Din, ölümün ötesindeki geleceği garantiye almak isterken; bilim, ölüme kadar olan süreyi garantilemek ve ölümü ertelemek ister."

"Yapmayı sevdiğiniz şeylerle dolu kısa bir yaşama sahip olmak, sefil bir şekilde harcanan uzun bir yaşamdan daha iyidir."

"Çünkü 'kendi'yi aramak ona inanmak onu bulmak için girişilecek en ufak bir çaba, onu anında daha da uzağa itecektir."

"Net bir şekilde görebilmek için nasıl gözlerin düzeltilmesi gerekiyorsa, anlamak için de zihnin düzeltilmesi gerekir."

"Geçmişin ve geleceğin gerçek yanılsamalar olduğunu fark ettim. Onlar şu anda var olmaktalar; tümüyle şu anda."

"Beni, uzaydaki bir deriyle, zamanın içindeki doğum ve ölümle sınırlı olduğuma ikna eden yalnızca düzendir!"

"Mutluluk, gelecekten beklenen bir şeye bağlıysa, sürekli elimizden kaçacak bir hayali kovalıyoruz demektir."

"Herkes, sanki kendisinin ötesinde bir şey başarmak gerekiyormuş gibi büyük bir panik içinde koşturuyor."

"Şeylerin yaşamları ölümlerinden sadece konvensiyonel olarak ayrılabilir; gerçekte, ölmek yaşamaktır."

"Aslında Dünyaya gelmek değil yaptığımız, Dünyadan çıkmak; tıpkı yaprakların ağaçtan çıkması gibi."