Hacı Bektaş-i Veli
1209 - 1271
Hacı Bektaş-ı Veli, genellikle 13. yüzyılda yaşamış bir Türk-Azeri tasavvuf lideri, mutasavvıf ve öğretmen olarak anılır. Kaynaklar arasında doğum yeri ve tarihi konusunda farklılıklar olsa da, klasik anlatımlarda Horasan kökenli olduğu ve Anadolu’ya göç ederek buradaki Türkmen toplulukları arasında dini ve toplumsal öğretilerini yaydığı belirtilir. Öğretilerinde birleştiricilik, toplumsal adalet, hoşgörü ve insan merkezli bir mistisizm öne çıkar; bu nedenle hem dinsel bir rehber hem de kültürel bir figür olarak kabul edilmiştir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin adı, kurucusu sayıldığı Bektâşî tarikatı ve Anadolu Alevi geleneğinin şekillenmesinde merkezi bir rol oynar. Hacıbektaş köyünde bulunan türbesi ve tekkesi, yüzyıllar boyunca hem bir ziyaret yeri hem de öğretilerinin yayıldığı bir merkez olmuş; Osmanlı ve sonrasında Balkanlar ile Anadolu’da geniş bir iz bırakmıştır. Edebiyat, halk kültürü ve ritüeller üzerinde bıraktığı etki hâlen araştırılmakta olup, pek çok menkıbe ve şiir gerek tarihçilere gerekse dinî topluluklara kaynak teşkil etmektedir.
Sözler (38)
"Allah'ın sakınmanın dediğinden sakınmak gerekir. Sakınmamak, ona inanmamaktır. İnsan olanlar, kendilerini bileler ve Allah'ın yasaklarından sakınalar."
"Bunların adı Yeniçeri olsun. Cenab-ı Hak yüzlerini ak, pazuları kuvvetli, kılıçlarını keskin, oklarını tehlikeli, kendilerini daima galip buyursun."
"Eğer bir insan, hem çalışkan hem akıllı ise takdir et; çalışkan fakat akıllı değilse dikkat et; akıllı fakat tembel ise ikaz et; hem akılsız hem tembel ise terk et."
"Hararet nardadır, sacda değildir. Keramet baştadır, tacda değildir. Her ne ararsan kendinde ara. Kudüs'de Mekke'de Hac'da değildir."