Halit Hüseyni

Halit Hüseyni

1965 - günümüz

Halit Hüseyni adı, uluslararası literatürde Khaled Hosseini olarak bilinen Afgan asıllı romancı ve eski tıp doktorunun Türkçe aktarımıdır. 4 Mart 1965'te Kabil'de doğan yazar, genç yaşta Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmış, tıp eğitimi alıp doktor olarak çalıştıktan sonra edebiyata yönelmiştir. İlk romanı Uçurtma Avcısı (The Kite Runner, 2003) ile geniş çapta tanınmış; eser hem eleştirel başarı kazanmış hem de dünya çapında çok satanlar listelerine girmiştir. Hüseyni'nin yapıtları genellikle Afganistan'ın tarihî, toplumsal ve bireysel travmalarını, göç deneyimini ve insan ilişkilerinin inceliklerini işler. Uçurtma Avcısı'nın ardından Bin Muhteşem Güneş (A Thousand Splendid Suns, 2007) ve Dağlar Yankılandı (And the Mountains Echoed, 2013) gibi romanlarıyla edebi itibarını pekiştirdi; kısa biçimli Sea Prayer (2018) gibi eserlerle de dikkat çekti. Hüseyni, ayrıca insani yardım ve mülteci hakları konusunda aktif bir figürdür; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) kapsamında iyi niyet elçisi olarak görev yapmış ve yazarlık gelirlerinin bir bölümünü Afganistan'daki insani projelere ayıran bir vakıf kurmuştur. Eserleri pek çok dile çevrilmiş ve dünya genelinde geniş bir okuyucu kitlesi tarafından takip edilmektedir.

Sözler (8)

"Tekrar iyi olmanın bir yolu vardır."

"Sadece bir tek suç vardır, tek bir suç. Ve o da çalmaktır. Bunun dışındaki her suç çalmanın değişik bir biçimidir. Bir insanı öldürdüğünde, onun yaşamını çalarsın. Karısını kocasından çalarsın, soygun…"

"Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir."

Din

"Çocuklar boyama kitabı değildir, onları en sevdiğin renge boyayamazsın."

"Bunu söylemek ağır geliyor tabi, ama yalanla kendini kandırmaktansa gerçekle yüzleşmek iyidir."

"Bu dünyada kötüler var; bazen kötüler hep kötü kalır. Bazen onların karşısına dikilmen gerekir."

"Meryem bu kadar çok kadının nasıl olup da aynı bahtsızlığa düştüğünü, hepsinin de nasıl böylesine berbat erkeklerle evlenebildiğini merak etti."

"Meryem bu kadar çok kadının nasıl olup da aynı bahtsızlığa düştüğünü, hepsinin de nasıl böylesine berbat erkeklerle evlenebildiğini merak etti."