Joseph Priestley

Joseph Priestley

1733 - 1804

Joseph Priestley (1733–1804), İngiliz bir doğa filozofu, kimyacı, teolog ve eğitim kuramcısıdır. 13 Mart 1733’te Yorkshire’da doğmuş olan Priestley, gazlar üzerine yaptığı deneylerle özellikle tanınır; 1774 yılında “dephlogisticated air” olarak adlandırdığı gazı izole etmiş, bu çalışma daha sonra oksijen keşfiyle ilişkilendirilmiştir. Gazların kimyası, elektrik deneyleri ve sodalı suyun üretimine ilişkin uygulamalı çalışmaları dönemin fen bilimlerinde önemli ilerlemelere katkıda bulunmuştur. Bilimsel yönteme verdiği önem ve deneysel tutumu onu çağdaşları arasında öne çıkarmıştır. Priestley aynı zamanda etkili bir dinsel düşünür ve politik yazardı; bir Dissenting (ayrılıkçı) din adamı olarak Unitarian görüşlerini savunmuş ve eğitim reformları ile ifade özgürlüğü konularında aktif olmuştur. Fransız Devrimi’ne yönelik açıklamaları ve radikal politik görüşleri İngiltere’de tepki çekince 1794’te ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş, burada Northumberland, Pennsylvania’da yaşamının son yıllarını geçirmiş ve 6 Şubat 1804’te ölmüştür. Bilimsel keşifleri, dinsel yayınları ve eğitim düşünceleri uzun vadeli etki bırakmış; kimya tarihi ve entelektüel tarih çalışmaları açısından merkezi bir figür olarak anılmaktadır.

Sözler (10)

"O büyük kentlerde otomobiliyle bir salyangoz gibi sürünür, bir elektrikli süpürge gibi çevresinin bütün zehirlerini içine çeker ve sonra da bütün yaptıklarıyla övünür, durur."

"Bütün tartışmalarda, çoğu kez aceleci ve mantıksız olan sinodların kararlarını almaktansa, yavaş ve kesin olan zamanın kararlarını beklemek daha iyidir."

"Birçok insan kendini aptal yerine koyma riskini göze alamayacak kadar gururlu olduğunda çekingenliği ve sözde utangaçlığıyla övülür."

"Bizi kendimize renk ve ateş içinde gösterecek çok büyük dahilere sahip olmak isteriz."

"Herkes bağırıyorsa, yumuşak, yumuşak tonlarda konuşmanın bir anlamı yoktur."

"İletişim araçlarımız ne kadar ayrıntılı olursa, o kadar az iletişim kurarız."

"Bugünün insanı dünyanın meydana getirdiği en budala canlı varlıktır."

"Farklı zihinler için aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir."

"Bir neslin bilgeliği, bir sonraki nesilde budalalık olacak."

"Gözlemlediğim hiçbir şeyi bir sır olarak saklayamam."