İbn-i Haldun
1332 - 1406
İbn-i Haldun (Tam adıyla Abdurrahman ibn Muhammed ibn Haldun el-Hadramî el-Hâdî), 14. yüzyılın en etkili düşünürlerinden, tarihçilerinden ve sosyologlarından biridir. 27 Mayıs 1332'de Tunus'ta doğmuş, Kuzey Afrika ve Endülüs coğrafyasında devlet hizmetlerinde bulunmuş, bilimsel ve idari görevler üstlenmiştir. Siyasal görevler, diplomasi ve hukuk alanındaki deneyimleri, onun toplumların yükseliş ve çöküşünü gözlemleme imkânı bulmasını sağlamıştır. En bilinen eseri Mukaddime (Mukaddimah) ile İbn-i Haldun, tarihin metodolojisi, toplumsal dayanışma (asabiyya), ekonomik faktörlerin toplumsal yapıya etkisi ve devletlerin dönemsel döngüleri üzerine özgün bir analiz geliştirmiştir. Kaynak eleştirisi ve nedensellik üzerine vurgu yaparak tarih yazımında sistematik bir yaklaşım önermiş, bu yönüyle modern sosyoloji, iktisat ve tarih felsefesi alanlarını etkileyen bir öncü sayılmıştır. Son yıllarını Mısır’da geçirmiş, 17 Mart 1406 tarihinde Kahire’de vefat etmiştir. Eserleri hem İslam dünyasında hem de Batı’da sonraki kuşakların düşünsel gelişimine katkıda bulunmuş ve günümüzde de sosyal bilimler literatüründe sıklıkla atıf yapılan bir kaynak olmaya devam etmektedir.
Sözler (9)
"Aktarmaya alışık kişi, incelemeden yazar, aktarır durur. Tutarlı bakış ise yöneltildiğinde gerçeği bulup ortaya çıkarır. Bilim de bu gerçeğin evrelerini parlatıp aydınlatır."
"Dıştan bakılınca tarih, eski günlerden ve devletlerden, eski çağlarda geçen olaylardan haber veren bilim olmaktan öteye geçmez."
"Derinlemesine bakıldığında tarih, olup bitenleri nedenleriyle birlikte inceleyen temel bilimdir."
"İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür durur."
"Hırsız, vahşi ve yalancıdır; başkasına ait ne varsa genimet görür ve çalar; uygarlığın düşmanıdır."