İbni Arabi

İbni Arabi

1165 - 1240

Muhyiddin İbnü’l‑Arabî (genellikle İbni Arabi olarak anılır; 1165-07-28 — 1240-11-10), Endülüs’te doğmuş, öncü bir sufi, metafizikçi, şair ve dinî düşünürdür. Murcia’da doğmuş, gençlik yıllarından itibaren Kuzey Afrika, Endülüs, Orta Doğu ve özellikle Mekke ile Şam’a kadar uzanan kapsamlı yolculuklar yapmıştır. En önemli eserleri arasında Füsus al‑Hikm (Hikmetlerin Mücevheri) ve el‑Fütuhatü’l‑Mekkiyye (Mekke Vahyleri) bulunmaktadır; bu yazılar, ontolojik birlik anlayışı (vahdetü’l‑vücûd) ile ilişkilendirilen metafizik ve mistik görüşlerinin temel belgeleridir. İbni Arabi’nin düşüncesi tarih boyunca hem derin takdir hem de eleştiriyle karşılanmıştır; bazı gelenekçi çevreler öğretilerini tartışmalı bulurken, pek çok mutasavvıf onu İslam mistiğinin en etkili figürlerinden biri olarak görmüştür. Öğretileri, tasavvufun sistematikleşmesine ve sonraki kuşaklar üzerinde kalıcı etkilere yol açmış; eserleri Latin, Farsça, Osmanlıca ve modern dillerde incelenmiş ve tercüme edilmiştir. 1240’ta Şam’da vefat etmiş ve burada defnedilerek İslam düşünce tarihinde merkezi bir miras bırakmıştır.

Sözler (32)

"Sufi, kendisini dinleyenlerin anlayışını, kısıtlılıklarını, baskın gizli önyargılarını göz önünde bulundurarak konuşmalı ve hareket etmelidir."

Din

"İbadetlere neşeli olarak başla."

Din

"Dünyadaki her şeyin Allah katında belirlenmiş bir ecele kadar devam ettiğini bilmemiz, benliğimize izzet kazandırır."

Din

"Bazen namazda veya oruçta bulamadığın feyzi, bela ve mihnette bulursun."

Din

"Sıkıntılar mevhibelerin sergisidir."

"Üstüne ilâhî mevhibelerin yağmasını istiyorsan, fakir ve ihtiyaç hâlini ıslah et. Sadakalar ancak fukara içindir."

Din

"Vasıflarını O’nun sıfatlarından yardım gelecek şekilde tahakkuk ettir. Zilletini O’nun izzetini celp edecek şekilde, acziyetini O’nun kudretinden imdat gelecek şekilde ve zaafını O’nun havl ve kuvveti…"

Din

"Bazen istikameti kemâle ermemiş kişi, kerametle rızıklandırılabilir."

Din

"Cenâb-ı Hak sürekli olarak bir işi senin için neticelendirip semerelendiriyorsa, bu, Allah Teâlâ'nın seni o iş üzere ikâme ettiğinin delilidir."

Din

"Bir kişi kendi ihsan ve iyiliğinin bolluğundan bahsedip duruyorsa elinden çıkan bir kötülük onu mahcup edip susturuverir. Ama Allâh'ın ona ihsanının bolluğundan bahsedip duran kişi, elinden kötülük de…"

Din

"Ehlinin kalb-i nurları sözlerinden önde gider. Böylece nurlandırdıkları yere sözlerinin tesiri de ulaşmış olur."

"Her söz sâdır olduğu kalbin kisvesine bürünmüş hâlde ortaya çıkar."

"Manevi tabir için izin verilmiş kişinin sözleri; dinleyenler tarafından anlaşılır ve onun işaretleri insanlara gayet açık görünür."

Din

"Bazen, izhar etmene izin verilmeyen sırlar, sana nurları sönük bir hâlde görünür."

"Hakikat erbabının ifadeleri ya vecdlerinin coşkunluğu sebebiyle ya da müridi irşad etmek kastıdır. Birincisi sülük ehlinin, ikincisi ise tahkik ve temkin ehlinin halidir."

Din

"Söz ve ibareler dinleyenler topluluğu için azık mesabesindedir. Senin o azıktan nasibin ancak yediğin kadardır."

"Bir makamdan, ona yenice gözlerini çevirip bakan kişi de bahsedebilir, o makama çoktan ulaşmış kişi de. Bu ancak basiret ehline açık bir farktır."

"Sâlik, varidat ve ilhamlarını anlatmamalıdır. Bu, hem varidatın tesirini azaltır hem de onun Hakk'a karşı sadakatine mani olur."

Din

"İnsanlardan bir şeyler almak için elini uzatma. Ancak onların suretinde verenin Allah Teâlâ olduğunu görürsen alabilirsin. Bu takdirde de ilmin sana mubah kıldığı kadarını al."

Din

"Bazen ârif kişi ihtiyacını Allâh'a bile arz etmekten hayâ eder. Çünkü onun takdiriyle yetinmektedir. Bu böyleyken Allâh'ın kullarına nasıl olsun da arz-ı ihtiyaç etsin."

Din