İlhan Selçuk
1925 - 2010
İlhan Selçuk (1925–2010), Türk gazeteci, yazar ve düşünür olarak 20. yüzyılın ikinci yarısında Türkiye'nin önde gelen entelektüellerinden biri oldu. Uzun yıllar boyunca ana akım gazetecilikte aktif rol oynadı; özellikle Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, editöryal katkıları ve yönetsel görevlere yakınlığı ile tanındı. Mesleki yaşamında laiklik, hukuk devleti ve demokratik değerlerin savunucusu olarak öne çıktı; eleştirel üslubu, tarihsel perspektifli denemeleri ve siyasi değerlendirmeleri geniş bir okur kitlesi tarafından takip edildi. Kariyeri boyunca pek çok toplumsal ve siyasi tartışmanın merkezinde yer aldı; yazıları, röportajları ve makaleleri aracılığıyla kamuoyunu etkiledi. Farklı dönemlerde devlet kurumlarıyla ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığı bilinir; özellikle 2000'li yıllarda yaşanan soruşturmalar ve tutuklamalar dönemi kamuoyunun dikkatini çekti. Ölümü sonrası, Türkiye'de özgür basın, fikir özgürlüğü ve modern Türkiye'nin düşünsel mirası üzerine yapılan tartışmalarda sıkça anıldı. Edebi ve gazetecilik mirası, sonraki kuşaklara eleştirel yazın ve etik gazetecilik açısından referans teşkil etmeye devam etmektedir.
Sözler (8)
"Kemalist milliyetçilikle; Türkçülüğün, Turancılığın, ırkçılığın ilişkisi yok... Türk olmak, Türkçü olmayı gerektirmez. Kürt olmak, Kürtçü olmayı gerektirmez. Anadolu’da ırka dayanan bir kanlı kavgayı …"
"Anadolu’da Türkçü ile Kürtçü’nün kavgası, 2000’e yaklaşan dünyamızda ırkçılığın gericiliğini simgelemekten başka bir değer taşımaz; emperyalizme hizmet eder."
"1923 Atatürk devrimiyle çağdaşlaşan Türkiye’yi bir İslamcı düzene dönüştürmek isteyen karşıdevrim bugün iktidardadır..."
"Yeryüzünün Efendileri salt kendi düzenlerine hakça bir seçenek oluşturmaması için, on milyonluk Küba'ya abluka uyguluyorlar."
"Yeni Dünya Düzeni hem doğayı hem insanı yıkıp çürüttükçe, kişi kendini koruma içgüdüsüyle doğruyu bulacak..."
"İki sözcük var: ‘emperyalizm’ ve ‘dincilik’. Aydın, bu ikisinin güdümüne girmemiş kişidir."
"Cumhuriyet’in kuruluşu, uygarlık tarihindeki ‘Aydınlanma Devrimi’nin ilk kez bir İslam ülkesinde gerçekleştirilmesi anlamını taşır; hiçbir siyasal çaba, uygarlığın özünü simgeleyen dönüşümlerin değeri…"
"Tarih yinelenmez, yenilenir..."