VI. Mehmed

VI. Mehmed

1861 - 1926

VI. Mehmed (tam adıyla Mehmed Vahideddin ya da Vahdettin, 14 Ocak 1861 – 16 Mayıs 1926), Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahı olarak 4 Temmuz 1918'de tahta çıktı ve saltanatı 1 Kasım 1922'de Osmanlı saltanatının kaldırılmasına kadar sürdü. İstanbul'da doğan Mehmed VI, saltanatı döneminde I. Dünya Savaşı'nın sonuçları, işgaller ve imparatorluğun dağılma süreci gibi büyük siyasi dönüşümlerin merkezinde yer aldı. Rejimin yıkılış yıllarında merkezi otoritenin zayıflaması ve İtilaf Devletleri işgalleriyle başa çıkmak zorunda kaldı. Saltanatı sırasında imparatorluğun teslimiyet sürecine tanıklık eden Mehmed VI, millî mücadele hareketi ile İstanbul yönetimi arasındaki gerilimlerde sembolik bir figür oldu. 1 Kasım 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından saltanat kaldırıldığında, kendisine tanınan geçici süre zarfında İstanbul'dan ayrılarak önce Malta'ya, ardından İtalya'nın Sanremo kentine yerleşti. Sürgünde geçen yılları boyunca hanedan mensubu olarak yaşamını sürdürdü ve 16 Mayıs 1926'da Sanremo'da vefat etti. Tarih yazımında VI. Mehmed'in rolü tartışmalıdır; bir kesim onu imparatorluğun son yıllarındaki çözümlenmelerin pasif aktörü olarak nitelerken, başka bir kesim dönemin karmaşık uluslararası baskıları ve iç siyaset dinamikleri içinde daha sınırlı ve zorlayıcı seçeneklere sahip bir lider olarak değerlendirir. Bugün Mehmed VI, Osmanlı hanedanının son temsilcisi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin kilit tarihsel figürlerinden biri olarak anılmaktadır.

Sözler (8)

"Sultan Vahideddin Han, Kuva-yi Millîye hareketleri üzerinde her muvaffakiyet haberini alışında derinden bir «oh!» çeker, ferahlar ve dünyaya yeni gelmiş gibi olurdu."

"Tahta değil, kubura oturdum…"

"Elbet bir gün hak kuvvete üstün gelecek ve necib milletimiz hakikatleri öğrenecektir."

"Bir millet var koyun sürüsü... Buna bir çoban lazım. O da benim."

"Facialara kalkan olamadım ise de; siper sâika (paratoner) vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım. Dinine, devletine, vatanıma ve milletine hı…"

"Mustafa Kemal'in kabul edilebilecek hiçbir mazereti yoktur. Benim gözümde Ankara'da kemalî (ciddi) bir hükümet yoktur. Dinine hıyanet etmiş bir Mustafa Kemal vardır."

"Mustafa Kemal'i Anadolu'ya ben gönderdim. Ama o bize ihanet etti."

"Mustafa Kemal Anadolu'da milli görev sınırını aşarak birçok ak sakallı müftülere varıncaya kadar alimleri asıp kesmekle milletin başına bir bela kesilmiştir!"