Namık Kemal
1840 - 1889
Namık Kemal (1840–1888), Osmanlı İmparatorluğu’nun Tanzimat dönemi aydınlarından biri olarak edebiyat, gazetecilik ve siyaset alanlarında etkin olmuş önemli bir entelektüeldir. 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğan Namık Kemal, genç yaşta edebiyata ve kamu hayatına yönelmiş; tiyatro, şiir, makale ve gazetecilik aracılığıyla halkı ve aydın kesimi etkileyen eserler vermiştir. Özellikle vatan, özgürlük ve anayasal yönetim temalarını savunmasıyla tanınır. Tiyatro alanındaki en bilinen eseri Vatan Yahut Silistre, millî duyguları harekete geçirmiş ve dönemin sansür politikalarıyla çatışmasına neden olmuştur. Gazetecilikte ve fikir hayatında hürriyetçi ve Meşrutiyetçi görüşleri savunmuş, Genç Osmanlılar’ın fikir hayatı üzerindeki etkilerinden biri olarak görülmüştür. Yazıları ve oyunları aracılığıyla halkçı bir dil ve toplumsal duyarlılık geliştirmiş, modern Türk siyasi düşüncesinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur. Siyasi görüşleri ve eleştirel yayınları nedeniyle çeşitli dönemlerde sürgün ve uzaklaştırmalara maruz kalmış, en son sürgünü Kıbrıs’ta geçirmiş ve 2 Aralık 1888’de Gazimağusa’da vefat etmiştir. Edebiyat tarihindeki yeri, hem edebi üretimi hem de anayasal haklar ve ulus bilinci konusundaki etkisiyle bugün de önemini korumaktadır.
Sözler (17)
"Bu kadar adam gördüm, içlerinden hiçbiri dünyadan hoşnut değil, hiçbiri de dünyadan gitmek istemez."
"İnsan, ne idraksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez."
"Terbiye ana kucağından başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır."
"Ne efsunkâr imişsin ah, ey dûdar-ı hürriyet; Esir-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten."
"Kimse kendi niteliğini kendi görüşüyle algılayamaz. Tek görme organı göz olduğu halde gözün kendini göremediği gibi."
"Yüksel ki yerin bu yer değildir, dünyaya gelmek hüner değildir."
"Barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan çıkar."