Nedim

Nedim

1680 - 1730

Nedim, 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatının en belirgin şairlerinden biri olarak kabul edilir ve özellikle Tulip (Lâle) Devri şiir geleneğinin öne çıkan temsilcilerindendir. Geleneksel divan nazım biçimlerini kullanmakla birlikte, dildeki canlılığı, İstanbul yaşamından, gündelik kent imgelerinden beslenen yenilikçi üslubu ve lirizmiyle dönemin klasik kalıplarına taze bir soluk getirmiştir. Şiirlerinde aşk, şarap, gece hayatı ve İstanbul tasvirleri sıkça işlenen temalardır; buna karşılık geleneksel beytâp ve kaside biçimlerinde de ustalığını göstermiştir. Hayatı hakkında sınırlı ama güvenilir kaynaklar mevcuttur; genellikle 1681 doğumlu ve 1730 dolaylarında vefat etmiş kabul edilir. Devlet dairelerinde görev yaptığı ve saray çevreleriyle ilişkili olduğu, döneminin toplumsal ve kültürel atmosferinden etkilendiği bilinir. Nedim’in şiirleri, Türkçe söz varlığını ve konuşma dilini şiire taşıması, semai, gazel gibi formlarda getirdiği yenilikler ve zengin İstanbul imgeleriyle sonraki kuşak şairleri etkiledi; divan şairliği geleneği içinde ayrıksı ve canlı bir konumda değerlendirilir. Günümüzde Nedim, hem edebiyat tarihçileri hem de genel okuyucu tarafından dönemin ruhunu yansıtan önemli bir şair olarak anılmaktadır.

Sözler (6)

"Yok bu Şehir içre senin vasfettiğin dilber Nedim, bir peri suret görünmüş, hayal olmuş sana."

"Meyhane mukassi görünür taşradan amma, bir başka ferah başka letafet var içinde."

"Ben sordukça böyle nedim'i kim kıldı nâtüvân/ Gösterir mecliste engüşt ile mênâ seni"

"Bir elinde gül bir elinde cam geldin sâkıyâ/ Kangısın alsam güli ki câmı yâ seni"

"Gülli dîbâ giydin amma ki korkarım âzâr ider/ Nazenênim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni"

"Nedimi bir esîr etmiş işitmiştim/ Sen ol cellad-ı din düşmen-i îman mısın kâfir?"