Oriana Fallaci

Oriana Fallaci

1929 - 2006

Oriana Fallaci (1929–2006), İtalyan gazeteci, savaş muhabiri ve yazardır. 29 Haziran 1929'da Floransa'da doğan Fallaci, genç yaşta İkinci Dünya Savaşı sırasında partizan hareketlerine yakınlık gösterdi ve daha sonra gazetecilik kariyerine başladı. 1960'lar ve 1970'lerde dünyanın birçok çatışma bölgesinde muhabir olarak bulundu; Vietnam, Ortadoğu ve Latin Amerika başta olmak üzere aktif saha çalışmalarıyla tanındı. Gazetecilikte cesur, doğrudan ve zaman zaman kışkırtıcı üslubu ile öne çıktı; bu özellik onu dünya liderleri ve uluslararası figürlerle yapılan derin röportajların aranan ismi haline getirdi. Sokak muhabirliğinden diplomasi ve siyaset sahnesine uzanan bir yelpazede, Henry Kissinger, Golda Meir ve Yasser Arafat gibi isimlerle yaptığı söyleşiler mesleki itibarını pekiştirdi. Fallaci aynı zamanda kurmaca ve deneme türlerinde de eserler verdi. 1975 tarihli Lettera a un bambino mai nato (Doğmamış Bir Çocuğa Mektup) gibi romanları ile kişisel ve toplumsal temaları işledi; 2001'de yayımlanan La rabbia e l'orgoglio (Öfke ve Gurur) ve 2004'teki La forza della ragione (Akıl Gücü) adlı kitapları ise özellikle İslam, göç ve Batı dünyasının tepkileri konusunda yoğun tartışmalara yol açtı. Bu eserler onu hem takdir hem de sert eleştiri odağı haline getirdi; yaşamı boyunca hukukî süreçler ve kamuoyu münakaşalarına konu oldu. 15 Eylül 2006'da Floransa'da yaşamını yitirdi; gazetecilik mirası ve tartışmalı fikirleri günümüzde de tartışılmaya devam etmektedir.

Sözler (21)

"Bu kadarı fazla artık, boyun eğmem."

"Eğer geçmişi bilmiyorsanız hayatta kalamazsınız."

"Yirmi yaşa ertelenmiş toplu bir çocuk cinayetidir savaş."

"Mücadele etmeyen bir adam yaşamıyor, hayatta kalıyor."

"Sen öldün ve ben de ölmekteyim. Ama önemi yok çünkü hayat ölmez."

"Tanrı'ya ne devlet ne de ben değilsin. Kendine aitsin ve başka kimse yok."

Din

"Yalnızca çok ağlamış olanlar yaşamı tüm güzelliği içinde algılayabilir, keyifle gülebilir."

"Benim gibi yalnız olanlarla geçit yapacağım. Onlar var çok azlar ama varlar. Onları bulacağım."

"Hep acıyla doğarız, bizimle büyür, zamanla alışırız; kol bacak sahibi olmak kadar olağanlaşır acı çekmek."

"Asla pes etme… Ne sorguda, ne işkencede, ne hapiste, ne de duruşmalarda… Asla pes etme ve asla geri adım atma…"

"Yaşamın ne sana ne de bana gereksinmesi var...Sen öldün, ben de ölüyorum. Ama hiç önemli değil, çünkü yaşam ölmez..."

"Özgürlük adına lime lime kesilmeye, işkence çekmeye, hatta ölmeye razı insanlar tanıyacaksın. Umarım onlardan biri olursun."

"Geri dönersem, daha beter! Aynı korkunç yollardan bir kez daha geçmem gerekecek. Oysa ilerlersem, yolun düzelebileceği umudu var..."

"Bir kadın ancak kendine saygı duyduğu sürece başkalarından saygı bekleyebilir, ancak kendine inandığı zaman başkaları da inanabilir ona."

"Yaşam öylesine güç bir çaba ki çocuk. Her gün yeni baştan başlayan bir savaş ; mutluluk anları ise acımasız bir bedelle ödenen kısacık ayraçlar."

"Hangi düzende, hangi dizgede yaşarsan yaşa, hiçbir zaman kurtulamayacağın bir yasa var: Herzaman en güçlü olan, en kıyıcı olan, en az cömert olan kazanır!"

"Hayatta öyle anlar vardır ki sessiz kalmak hata, konuşmaksa zorunluluk olur. Bir vatandaşlık görevi, bir ahlaki mücadele, konuşmak için öyle bir şart oluşur ki ne yaparsak yapalım bundan kaçamayız."

"Yüreğin, beynin cinsiyeti yok. Davranışların da yok. Hiç unutma bunu. Ve sen, yüreği ve beyni olan bir kişi olarak yetişirsen, şu ya da bu biçimde -erkek ya da dişi olarak- davranman konusunda ısrar e…"

"Eğer bir ateist, Papa ile aynı şeyleri düşünüyorsa bunda bir doğruluk payı vardır."

Din

"Evet, vardın. Var olmuştun. Bir tüfekle göğsümden vurulmuş gibi hissettim."