Paul Klee

Paul Klee

1879 - 1940

Paul Klee (1879-12-18 – 1940-06-29), İsviçre doğumlu modernist ressam, çizer ve eğiticidir. Müziğe yakın bir ailede yetişmiş; başlangıçta keman eğitimi almış, ardından resme yönelerek Münih’te özel dersler ve akademik eğitim görmüştür. Sanat yaşamı boyunca Alman-İsviçre kültürlerarası bir köprü kuran Klee, erken döneminde Ekspresyonizm, Kübizm ve Sürrealizm akımlarından etkilenmiş; 1920’lerden itibaren Bauhaus’ta öğretim üyeliği yaparak grafik, kompozisyon ve renk teorisi üzerine etkili bir pedagojik miras bırakmıştır. 1933’te Nazi iktidarının “dekadan sanat” tasfiyesinden sonra Almanya’da çalışamaz hale gelmiş ve İsviçre’ye dönmüştür. Klee’nin yapıtları yalın çizgiler, işaretler ve renk düzlemleriyle karakterizedir; müzikal ritim ve simgesel anlatım sıkça öne çıkar. 1925 tarihli Pedagojik Eskiz Defteri (Das Pädagogische Skizzenbuch) gibi kuramsal metinleri, onun öğretim yaklaşımını ve biçim-form ilişkisine dair düşüncelerini belgelemiştir. Yaklaşık dokuz bin eserlik üretimi, günümüzde Bern’deki Zentrum Paul Klee ve dünya çapındaki önemli müzelerde geniş ölçüde temsil edilir. 1935 sonrası sağlık sorunları (sistemik skleroderma) üretimini etkilese de sanatçı 1940’ta Muralto, İsviçre’de vefat etmiş, modern sanatın biçim ve renk anlayışına kalıcı katkılar bırakmıştır.

Sözler (17)

"Sanat görüneni tekrarlamaz, görünür kılar."

"İnsanı olduğu gibi değil, olabileceği gibi vermek isterim."

"Kökten sanatçıya özsu akar, sanatçının içinden akar gözlerine akar."

"Şu andaki biçimi bakımından bu dünya mümkün olan tek dünya değildir."

"Bütün şeylerde, renklerde bile belirsizliğin tüm izlerinden sakınılmalıdır."

"Sanatçı nihai biçimlerin kendilerinden çok biçimlendirmeyi yapan güçlere değer yükler."

"Umarım amacına çok çabuk ulaşmam; çünkü amaca ulaşmak kadar eleştirel bir şey yoktur."

"Sanat eğitimi, biçim oluşturan düşünme etkinliğidir. Sanat ve eğitim düşünmeye dayanmalıdır."

"Dünyanın gözü önünde, ağaç dallarının zamanda ve mekânda açılıp yayılması gibidir sanatçının yapıtı."

"Hiçbir Şey aceleye getirilemez. Gelişmeli, kendince gelişmeli ve o yapıtın zamanı gelirse - tam isabet!"

"Bugün iktidarda olanlara yaranmaya çalışan trajikomik bir tip olmaktansa eziyete katlanmayı tercih ederim."

"Çünkü biraz hayal gücüyle, karmaşık bir yapıya ait herhangi bir görüntü doğadaki görüntülerle karşılaştırılabilir."

"Çünkü bir insan ancak kendi nesnel tutkularını bilir. Ve tesadüfen bir resimden tanıdık bir yüz çıktığı zaman bu ona büyük bir haz verir."

"Kendi yolunu sonuna kadar izlemeyen sanatçı küstahtır. Fakat ilksel gücün tüm evrimi beslediği bu gizli bahçeye girebilen sanatçılar seçilmiş kişilerdir."

"Doğadaki veya yaşamdaki bir yön duygusunu, bu dallanan ve yayılan düzeni ağacın köküyle karşılaştıracağım. Kökten sanatçıya özsu akar, sanatçının içinden gözlerine akar."

"Bana göre bir ressamın sözcükleri kullanmasının gerçek nedeni, bilinçli olarak yarattığı biçimsel öğelerin içerik üzerindeki etkisini hafifletmek ve bu etkiye yeni bir açıdan yaklaşılmasını sağlamak o…"

"Bir sanat yapıtının yaratımı - ağaç dallarının gelişmesi- zorunlu olarak resim sanatının özgül boyutlarına girmenin sonucunda, doğal biçimin çarpıtılmasına eşlik etmek zorundadır. Çünkü orada doğa yen…"